Hegemonyanın teknolojisi

Ekonomik sorunlar sahnesi... Teknolojik sorunlar sahnesi... Bunların yerini ‘coğrafi sınırlar’ sahnesi aldı. Önümüze konan sahnelerle oyalanıyoruz. Her akşam ekranlarda çubukla gösterilen sınırları konuşuyorlar. Söylenen tüm sözler, ‘güvenlik’ üzerine kurulu. Güvenlik de salt coğrafi bir çerçeveye oturtuluyor.

11 Eylül 2001 saldırısıyla Amerikan toplumu tüm dünyadan koparıldı. Savaş histerisi ve teknolojik savaş fetişi aldı başını gitti. Amerikan imgesi, atlı kovboylardan jet uçaklı, füzeli, dijital teknolojik kovboylara geçiş yaptı. O paradigma halen işliyor: ‘Ulusal güvenlik’ gerekçesiyle girişilen savaşlar...

Tüm dünyaya hakim olma çabası ve bunun gerektirdiği askeri potansiyel ve kabiliyetler, teknolojinin gelişim hızından etkileniyor, o hızı bizzat etkiliyor. Yeni askeri anlayışlar içinde doğaya ve onun güçlerine hakim olmak kadar, veri organizasyonu ve veri işleme kabiliyeti de önemli yer tutuyor. Egemen güçler bunları ön planda tutuyor. Bu, bilim ve teknoloji alanındaki hakimiyeti de tekelleşmeyle birlikte militarist bir yöne itiyor.

Son çeyrek asırdır malzeme bilimi ve hammaddeler konusunda da gündemi belirleyen etkenler bunlar. Askeri amaçlı, savaş teknolojileri için gerekli malzemeler, mecburiyet ya da ihtiyaç gibi yansıtılıyor. Böylelikle bu malzemelerin elde edilmesi ve kullanılması sırasında sonrasında ortaya çıkan........

© Evrensel