Mührün sırları ya da Erdoğan hangi yolda yürüyor?

Bugün 1 Mayıs… ‘İşçinin, emekçinin bayramı’… Türkiye’nin dört bir yanında işçiler, kamu emekçileri, Kürtler, Aleviler, kadınlar, gençler taleplerini dile getirecek, haklarını isteyecek…

1 Mayıs arifesine kadar başkentte baretle zemini döverek aranan haklar! Yüzlerce iş yerinde ödenmeyen maaşlar, fazla mesailer, primler, yan haklar… Kutlanabilen her iş yerinde her alanda…

Karşılığı? Bir ‘mühür’dür gidiyor ya muhalefetin dilinde hani. O mühür işçiden, emekçiden, emekliden yana bir tarafa mı vurulacak? Adliyede adalet, okulda bilimsel eğitim, sokakta can güvenliği, hastanede şifa arayandan? Buna ne kadar gücü var ‘mührü Süleyman’ın?

DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan’ın 23 Nisan özel oturumundaki konuşmasında geçti ilk olarak: “Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Anaların barış duası sizinledir. Millet hazırdır. Türkiye hazırdır. Tarih hazırdır. Şimdi barışın tam zamanıdır!”

Akşamına düzenlenen resepsiyonda CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu sözler için şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu iş sultan ve mühür benzetmesine kaldığına göre ve Erdoğan’ın bir işi yapması için padişah benzetmesi yapılması gerekiyorsa rejimle ilgili endişemiz boşa değildir.”

Buna da iktidar medyasından ‘teolojik’ düzeltme geldi: Bakırhan’ın söz ettiği ‘Süleyman’ padişah olan Kanuni Sultan Süleyman değildi, peygamber olanıydı ve onun mührü de Adem dünyaya geldiğinde Cebrail tarafından kendisine verilen, Süleyman’a doğaya ve nesnelere hükmetme gücü veren, bir ara ‘cinler’ tarafından çalınınca yeryüzünde dengelerin altüst olduğu mühürdü!

Genel başkan olduğundan bu yana siyasetten başka akla hayale gelmez her yolla sınanan, kınanan, kulp takılan Özel için yeni bir ilahiyat sınavı!

Yüzüklerin Efendisi anlatısına kaynaklık ettiği de iddia edilen........

© Evrensel