We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yazıyooooor yazıyooooor

27 65 0
19.01.2020

Sosyal medyanın ve dijital kanalların gelişmesiyle iletişimde olmak istemediğiniz bir insanı her yerden engellemek, mobil üzerinden size ulaşmasını önlemek artık mümkün. Eskiden bir sabit hatlı ev telefonu varken, o numarayı değiştirmek ya da rahatsız edildiğiniz için savcılığa şikayette bulunmak dışında aranmayı engellemenin bir yolu yoktu. Aslında bu da bir nevi adaleti sağlıyordu çünkü gerçekten ulaşmanız gereken bir kişi tarafından tüm diyalog yollarının kapatılması durumunda sesinizi nasıl duyuracaksınız karşı tarafa?

İnsan zekası çözüm yaratma konusunda oldukça yaratıcı. Eski sevgilisi tarafından her yerden engellenen bir kişinin, diyeceklerini açıklama bölümüne yazabilmek adına yaptığı bir sürü 1 TL’lik havale işlemi geliyor aklıma.

Bu çözümcülük konusu burada dursun, biz geçmiş zamanlara bir bakalım.

Televizyon henüz ülkeye gelmemiş, tek kanal bile yok. Telefon, postaneye gidip bağlatılan ve konuşabilmek için iki tarafın da bir postanede sırasını beklemek zorunda olduğu bir iletişim aracı. Telgraf ancak mücbir durumlarda geçerli, zira oldukça pahalı ve zahmetli. Elde iletişim adına bir radyo var bir de gazete.

Siyah-beyaz filmlerden, nostaljik fotoğraflardan ve romanlardan aklımda kaldı, kısa şortlu, kasketli, sağ kolunun altında bir deriye bağlanmış gazete balyası, sol elinde üstten tuttuğu gazeteyi göstererek koşturan ve “yazıyoooor, yazıyoooor” diye bağıran gazeteci çocuk imgesi.

Loca sisteminde zanaat öğrenmesi için çıraklık ve kalfalık döneminden geçmesi gereken çocuk iş gücü, sanayi devrimi ile birlikte direkt ağır sanayideki çalışma koşullarına dahil olmuş. 1900’lerin başında dünyadaki ekonomik buhranın da etkisiyle çocuk işçiler pek çok riskli işte çalıştırılmış.

Beni en dehşete düşüreni çocukların fabrika ve atölye bacalarını temizlemek için kullanılması. Ufak bedenleri buralara sığabildiği için üstlerine bezler sarılıp bacaya tırmandırılır, bacaya süründükçe içerideki isi üzerlerine çekip temizlerlermiş.

Bu dönem göz önüne alınınca çocukların belki de bulabildiği “en iyi işlerden” birisi gazete dağıtıcılığı. Sokaktalar, mevsim koşullarını göz ardı edersek sağlık açısından daha risksiz bir ortamdalar. Caddeler onların, bağırmak serbest.

Mesleğin bir inceliği var: Manşeti okuyabileceksin ki en ilgi çekici haberi bağırabilesin, durdurup sorana haberle ilgili bir iki merak ettiren bilgi verebilesin.

Bizdeki en bilinen gazeteci çocuk fotoğrafını 1958’te İstanbul Belediyesi Fotoğrafhanesinin de kurucusu olan Babiali Foto Muhabiri Hilmi Şahenk çekmiş. Ardında Plymouth görünen, cumbalı evlerle Küçük Ayasofya’da dar bir sokakta, bir elinde balya, diğerinde tek gazete, şortlu bir erkek çocuğu gazete satıyor. Bundan 40 sene sonra 1998’te marangoz Hayreddin Baş, o arkadaki Plymouth otomobil sayesinde fotoğraftakinin kendisi olduğunu fark ediyor.

2018’te Eyüp Serbest’in kendisiyle yaptığı röportajda şöyle anlatıyor:

“Babam 1949’da Samsun’dan İstanbul’a göçmüş. İyi bir marangozdu. Ben o........

© Evrensel