We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Başımda iki ergen bir de pandemi var

53 53 22
25.10.2020

Köşe yazmaya başlarken, pazar kahvaltısı üzerine, kahve yanında okunacak yazılar hayal etmiştim. Seneler geçtikçe, gündem bataklığı yakaladı pazar köşesi keyfini de paçasından, çekiyor dibe.

Arada hizaya gelip hayattan, edebiyattan, sinemadan yazayım istiyorum. Mahalle yanarken şımarıklığa kaçacak korkusuyla elim de keyifli yazılara gitmiyor yalan olmasın.

Bu pazar, izninizle sohbet havasında olsun istedim, pandemi ve ergenlikle nasıl baş edemiyorum, size onu anlatayım.

Salgının ciddiyetini anlar anlamaz 16 Mart itibarıyla evden çalışmaya geçmiştik. Şanslı kesimdeydik.

İkizlerim var. Okula gitmemek o dönem işlerine geldi, okula git gel yolda zaman kaybetmiyorlar, daha geç uyanabiliyorlardı. Lise sınavına gireceklerdi, test çözmeye vakit kalıyordu.

Akılları hiç dışarıda kalmıyordu çünkü zaten dışarı çıkmaları yasaktı.

Eve giren her ürün siliniyor, yemekler hep evde pişiyor, ufak tefek tamiratlar bile kendi kendimize yapılıyordu.

Sonra gevşedi devletin işi sıkıya alır gibi yapan yayları.

İp koptu.

İki ergeni evde tutamıyorum, kendimi de.

Çünkü hayatı salıverdiler yetkililer, dışarısı oluk oluk akıyor, evde kalınca yakalayamıyorsun. 100 gün sokak yüzü görmemişliğin, dört duvarın üzerine üzerine gelmişliğinin de payı var.

Zaten işi gücü askıya da alamıyorsun, mecbur olanlar her gün metrobüslere metrolara tıklım tıkış binip binlerce kişi aynı tesislerde çalışırken “Ben hiç evden çıkmıyorum” demek de ayıba kaçar oldu. “O ne canı kıymetlilik böyle bir evrende?” derler insana.

Evde her gün salgınla mücadele semineri veriyorum, çocukların kafasını ütülüyorum, okuldan eve girdiklerinde yanlarına verdiğim kolonyayı ne kadar kullanmışlar çaktırmadan kolluyorum.

Her sosyalleşme taleplerinde tartışma yaşanıyor, yeni bir kürsü konuşması yapmam gerekiyor. Sonunda denetimli serbestlikte karar kılınıyor.

“Sen abartıyorsun, madem dediğin kadar vahim neden herkes sokakta? Her yer açık, zaten okula gidiyoruz, aynı semtte geziyoruz, aynı insanlarla görüşüyoruz, yakalanacaksak zaten yakalanacağız.” diyorlar.

“Madem durum eskisinden vahim neden eskisi gibi sokağa çıkma yasağı yok o zaman?” diyorlar.

Bir çocuğa özel hastane sahibi sağlık bakanı, özel okul sahibi milli eğitim bakanı önce ekonomiye bakar, canımız devlet için artık çok da fifi çok da tın diye anlatmak kolay değil. Her yeri kapatınca da destek olmuyorlar, milyonlarca insan işsiz kalıyor bu sefer deyince kafaları iyice karışıyor. Gerçek vaka sayısı anlaşılmasın diye neredeyse logaritma ile açıklayacaklar, onu da bize değil, bir ihtimal Dünya Sağlık Örgütüne, denilmiyor.

En sonunda vicdanlarından yakalamayı deneyeyim dedim.

“Siz umursamıyor olabilirsiniz ama ben riskli grupta sayılırım, ne olacağım bilemeyiz. Benim için bari dikkat edemez misiniz?”

Ben bekliyorum ki sarılıp “Annem annem biz öyle şey yapar mıyız? Söz aşırı dikkat edeceğiz, asla kalabalık, kapalı yere girmeyeceğiz.” desinler.

Gelen yanıt şu oldu: “Bu hayattan........

© Evrensel


Get it on Google Play