Savaş ve sanat
Kurmay subaylar, savaşı bir “sanat” olarak tanımlamaktan hoşlanırlar. Çünkü onlara göre savaş yönetimi bilgi, incelik ve yaratıcılık gerektiren bir hünerdir. Bu “sanat”ın başlıca araçları kalem ya da fırça değil, ateş, demir, zamanımızda özel programlar yüklenmiş bilgisayarlar ve insan canıdır. Elbette bu “sanat”ın ana teması, ölümdür. Başlıca kahramanları, öldüren ve ölen insanlar, yıkan, yok eden makinelerdir.
XX. yüzyılın ilk yarısına kadar, bütün savaşların başlıca kahramanları arasında insanların yanı sıra, süvarileri “yıldırım hızıyla” düşman üstüne götüren atlar, top arabalarını çeken katırlar, canlı bomba olarak kullanılan köpekler ve bazen eşekler vardı. Şimdi yoklar... Savaş sanatının klasik dönemine ait bazı imgeler ve renkler modern çağda sahneyi terk ettiler!
Sadece onlar silinmedi; strateji ve taktiklerini topçu ateşi, süvari birlikleri ve süngülü piyadeler üzerinden kuran “sanatçı paşaların” yerine de yazılımcılar ve teknisyenler geldi. Hedef analizi yapan politika ve toplum bilim uzmanları, füzelerin uçuş dinamiğini bilen fizikçiler ve vurucu doğruluk çalışmalarını yapan aerodinamikçiler, balistik analistleri, füze güdüm-kontrol mühendisleri, savunma sistemlerini çözümleyen farklı uzmanlar iş başında ve bunların çoğu asker........
