menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD’nin askeri, endüstriyel, medya kompleksi

17 0
15.03.2026

CNN’nin yayınlarını yeterince savaş ve Trump yanlısı bulmayan Savaş Bakanı Pete Hegseth, cuma günü Paramount CEO’su, Trumpçı David Ellison’ın “CNN’yi ne kadar erken devralırsa o kadar iyi” olacağını söyledi: “CNN’nin yalan haberlerine göre Trump yönetimi İran savaşının Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini hafife almış. Elbette ki bu son derece saçma… CNN, bunu düşündüğümüzü sanmıyormuş. Tamamen ciddiyetsiz bir haber. David Ellison o kanalın başına ne kadar erken geçerse o kadar iyi.” Sahada İran direniyor, Amerikalıların çoğunluğu savaşa karşı, üstüne bu kez ABD rejimi ve seçkinleri içerisinde de ciddi çatlaklar var ve bu çatlaklardan yol bulan CNN gibi bazı ana akım medya kuruluşları da zaman zaman Trump yönetimi ile ters düşecek sorular sorup haberler yapabiliyor. Trump yönetimi bir yandan Washington’daki bu çatlak sesleri susturmaya diğer yandan da ana akım medyadaki anlatıyı kontrol etmeye çalışıyor. Medya sahipliği bu kontrol yollarından biri.

Paramount, 27 Şubat’ta CNN’nin ana şirketi Warner Bros.’u 111 milyar dolar karşılığında satın almak için anlaşmaya vardı. Ellison ailesi aşırı siyonist ve özellikle de baba Larry Ellsion, Trump’ın politik kariyerini uzun süredir bağışlarla finanse edenlerden. Ellisonlar bu satın almanın tamamlanması halinde CNN, CBS, HBO, Discovery Channel, MTV, Nickelodeon, Miramax, Comedy Central, Cartoon Network ve TikTok dahil birçok medya kuruluşunu bünyesinden barındıran bir medya imparatorluğunun sahibi olmuş olacak.

Bu satıştan hemen önce, aralık ayında, aslında Netflix Warner Bros.’u satın almak üzereydi, ancak geçtiğimiz hafta Netflix CEO’su Ted Sarandos Beyaz Saray’da Adalet Bakanlığı yetkilileri ve Başsavcı Pam Bondi ile görüştükten sonra yarıştan çekildi. Ne kadar tanıdık bir hikaye değil mi? Medyada tekelleşme ve yasaların ötesinde, dışında ilişkilere dayanan ve bu ilişkileri üreten bir holdingleşme modeli sadece Türkiye’de değil, medya ve ifade özgürlüğü cenneti diye yüceltilen ABD’de de bilgi akışlarını kontrol etme stratejisi ve tartışmalarının merkezinde. Zaten diğer tüm sektörlerde olduğu gibi medyayla ilgili her alanı, gazeteden çevrim içi platformlara, arama motorundan televizyona, bir avuç şirket kontrol ediyor. ABD’de de Türkiye’de de medya sahibi büyük holdingler ana gelir kaynaklarını oluşturan birçok işletmeye sahip ve bu işletmeler devlet sözleşmelerine, ihalelere ve özelleştirmelere damardan bağlı. Dolayısıyla bu holdingler kamu ihalelerinde, sözleşmelerde, vergi düzenlemelerinde, vs. iktidarın destek ve iltimasını kazanmak ve daha fazla kâr elde etmek için sahip oldukları medya şirketleriyle birlikte iktidarların çıkarlarını desteklerler.

Savaş, soykırım, yapay zeka

Ellison ailesi aynı zamanda Oracle adlı büyük bir yazılım, bulut teknolojileri ve veri tabanı sistemleri şirketinin sahibi. Oracle, CIA’nın ve diğer istihbarat ve “ulusal güvenlik” kurumlarının bulut bilişim ve yapay zeka altyapısını yağlı sözleşmelerle sağlayan birkaç şirketten biri. Şirket örneğin daha geçtiğimiz yıl Savaş Bakanlığı ile hükümete bağlı farklı istihbarat kuruluşlarını çevrim içi birbirine bağlayan 9 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı. Oracle aynı zamanda Palantir gibi şirketlerle yapay zeka alanında, özellikle ABD, NATO ve İsrail için gerçek zamanlı savaş alanı analizi ve sahada otonom karar veren, silahlandırılmış yapay zeka gözetim platformları denen, sistemler üzerine ortak projeler yürütüyor. Bu araçlar yapay zeka yardımıyla geniş ölçekte gözetleme, gözaltına alma ve hedef alıp öldürme için kullanılıyor, ve Gazze bu sistemlerin test alanlarından biri haline getirildi. Bu şirketler emperyalist savaş ve soykırımların gözleri, kulakları, tetik parmakları.

ABD devleti ve Trump yönetimi ile bu çaplı ilişkileri olan bir şirket, bünyesindeki medya kuruluşlarını da devletin ve iktidarların çıkarlarına göre şekillendirecek elbette. Larry Ellison bu dev medya antlaşmanın finansmanını büyük bankalardan, Oracle şirketinin öz sermaye garantisinden ve Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelecek devlet varlık fonları yatırımlarından sağlıyor. Hepsi Gazze soykırımının ve İran’a karşı girişilen savaşın suç ortakları.


© Evrensel