Trump kılığında emperyalizm
Dünya 2026’ya hızlı başladı! Venezuela’ya ABD operasyonu ve Maduro’nun kaçırılması, büyük bir pervasızlıkla sıradakilerin açıklanması, Trump’tan ABD ve dünyayı yönetme ölçütü olarak “Benim ahlakım ve vicdanım” çıkışları peş peşe geldi. Böylece liberaller ve sermaye ideologları tarafından yerin yedi kat dibine gömülen emperyalizm yeniden tartışılmaya başlandı. Ama bu kez tartışma sadece emperyalist devletlerin bağımlı ülkeleri sömürmesi ve yöntemleri üzerine değil. Doğrudan emperyalist blok ve onun askeri, politik örgütü olan NATO içinde! Buna vesile olan da Trump’ın Grönland üzerine olan açıklamaları.
Trump “Grönland’a öyle ya da böyle sahip olacaklarını” ilan etti. Öyle ya da böyle ile kastettiği askeri yol, o olmazsa satın alma biçimi. Yani alıcı silahını karşısındakinin kafasına dayıyor ve malını bana satacaksın diyor. Ya satmazsa? O zaman işgalle alacağım diyor. Grönland Danimarka’ya ait bir büyük ada ve özerk bir yönetime sahip. Danimarka ise bilindiği gibi NATO ve AB üyesi bir ülke! NATO’nun ünlü 5. maddesi “NATO ülkelerinden birine saldırı olursa örgütün bu saldırıya kolektif olarak karşılık vereceğini” karara bağlıyor. İki NATO üyesine ilişkin böyle bir durumda ne yapılacağı düşünülmemiş!
Kuşkusuz iki NATO ülkesi arasında böyle bir sorunun çıkması ilk değil. Ortada bir Kıbrıs sorunu var ve Türkiye ve Yunanistan NATO üyesi ülkeler. Üstelik sorunları bundan ibaret de değil. Bir de Ege’de hangi ülkenin kara sularının kaç mil olacağına ilişkin bir sorun var. İki ülke arasında Ege’deki bazı kayalıklardaki köşe kapmaca, havada “it dalaşı” dışında şimdiye kadar doğrudan karşılıklı bir savaş yaşanmadı. Türkiye ve Yunanistan ne de olsa büyükler tarafından kontrol altında tutulabilen ülkelerdi. Ama ABD ve NATO’nun........
