TRÇ değil, ATİB mi?

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye’nin uluslararası arenadaki yeri hakkında TRÇ —Türkiye, Rusya, Çin— çağrısı yapmıştı. Gerçi bu çağrı radikal bir yön değişikliğini içermiyor, öneri eski ilişkilerin korunması —nasıl olacaksa— temelinde yapılıyordu. TRÇ olmadıysa da, Erdoğan iktidarı başka bir yöne doğru adım atma konusunda dikkat çekici bir hamle yaptı. Basından öğrendiğimiz kadarıyla “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi… Erdoğan, BAE’nin egemenliği ve güvenliğine yönelik Türkiye’nin tam desteğinin süreceğini vurguladı.” Bu görüşmenin BAE’nin kendi başına İran’a yönelik bir hava saldırısı düzenlediği iddiasının tartışıldığı bir dönemde yapılması dikkat çekti. İran’ın saldırı altında bulunduğu dönem boyunca Erdoğan ve iktidarından İran’a yönelik böyle net bir açıklama gelmemiş olduğunu da hatırlamak gerekiyor.

Ve yine hatırlanacaktır ki BAE, iktidar ve yandaşları tarafından Türkiye’deki 15—16 Temmuz 2016 darbe girişiminin ana destekçilerinden biri ilan edilmişti. Daha sonra iktidarın para dilenmek için Körfez turuna çıktığı süreçte ilişkilerin “düzeltildiği” söylendi. BAE’nin ikinci bir özelliği de ABD emperyalizmi tarafından İsrail’e “güvenlik ve meşruiyet” sağlayan “İbrahim Anlaşması’nı” imzalayan ilk ülkelerden biri olması ve İsrail’le çok yakın bir ilişki içinde bulunması. ABD’nin İran saldırısına yataklık yapan, üslerini açan BAE, İran tarafından füze saldırısına uğrayınca İsrail’den yardım talep etmiş,........

© Evrensel