Newroz pîroz be

Yaklaşık son yarım asırda mitolojiyi kendi güncel ulusal ve politik mücadelesi ile güçlü bir biçimde ilişkilendiren mücadelenin hangisi olduğu araştırılsa, bunun yanıtı tereddütsüz Kürt ulusal hareketi olurdu. Demirci Kawa’nın zalim Dehaq’a karşı mücadelesi asırları aşarak Kürt halkının zalime ve zulme baş kaldıran mücadelesinde tekrar tekrar ete kemiğe büründü. I. Dünya Savaşı öncesi o dönemin güçlü emperyalistlerin bölgeyi paylaşma planları, savaşın sonunda bütünüyle olmasa da Kürdistan özelinde gerçeğe dönüştü. Kürdistan artık dört parçaydı. 

Dört parça Kürdistan demek; dört parçaya bölünmüş bir halk, dört parçaya bölünmüş bir ulusal hareket, dört parçaya bölünmüş bir mücadele demekti. Bu aynı zamanda ulusal birliğin oluşmasının önünde engel, ortak ve birleşik mücadelesinin yürütülememesinin temel nedeni, farklı sosyoekonomik yapılar, farklılaşan uluslaşma süreci demekti. Dehaq bir değil, bölgenin gerici devletlerinin şahsında artık dört taneydi. Buna karşın Demirci Kawa bir kişi değil, bütün bir halk ve onun mücadelesinde simgeleşen örgütlülüktü. Demirci Kawa’nın çekici artık milyonların elindeydi.

Açıkça görüldü ki bu mücadele yaklaşık son 50 yılda bütün bu zorlukların üstesinden gelen, bölgede yaşayan Kürt halkının ulusal duygu birliğini geliştiren, dayanışmayı güçlendiren bir yönde gelişti. Ve bu mücadele sadece bölgede bölünmüş bir halkı değil, Avrupa başta olmak üzere, neredeyse tüm dünyaya sürgün olarak yayılmış durumdaki Kürt halkını ayağa kaldırmayı başardı. Bu ayağa kalkışın Suriye’de hazırlanan ve tertiplenen bir katliamı önlediği, cihatçı artıklarını bir anlaşmaya zorladığı artık bilinen bir gerçek.

Kürt ulusal........

© Evrensel