Korsanlığa kılıf aramayın, ilişkilerinizi tasfiye edin |
ABD emperyalizminin mevcut uluslararası sistemin “temellerimiz” diye kabul ettiği tüm kural ve kurumlarını çiğneyerek Venezuela’da giriştiği korsanca eylem, dünya halklarının ABD emperyalizmine olan öfkesini bir kez daha körükledi. Trump arsızca “Venezuela petrolüne el koyacağız, burayı biz yöneteceğiz” diyerek sadece bu saldırının amacını açıklamakla yetinmedi, başta Grönland ve İran olmak üzere gelecekteki saldırı hedeflerini ilan etti, demokratik, halkçı ve bağımsız bir ülke olan Küba başta olmak üzere, Latin Amerika’daki diğer ülkeleri içinde de tehditler savurdu, “arka bahçemiz” dedikleri bölgede Çin’e karşı ilk adımı atarak ABD emperyalizminin güncel stratejisini anlaşılır şekilde tüm dünyaya ilan etmiş oldu. Sorun bu kadar açıkken ‘ama Maduro da’ diye başlayıp ABD müdahalesini meşrulaştırmaya çalışanların hak ettikleri tek şey ise yüzlerine tükürülmesidir. Bir ülkede iç sorunlar varsa bu o halkın, ülkenin kendi sorunudur ve çözümü de o ülke halkına aittir. Bu sorunun bir yanı. Diğer yanı ise bizim gibi bağımlı ülkelerin yöneticilerinin verdiği ve veremediği tepkilerdir.
Erdoğan’dan ABD’yi doğrudan kınayan ve eleştiren bir ses çıkmazken, Bahçeli hepimize breh..breh dedirtecek “çok sert” açıklamalar yaptı! Saray’ın meşhur danışmanı ise öznesiz, havaya konuşan demagojik bir açıklamayla yetindi. Dışişleri Bakanlığının resmi açıklamasında ise taraflara “itidal” tavsiye edildi. Ülkeyi yöneten, her fırsatta “yerliliği, milliliği” vurgulayan bu zevatın yaptığı açıklamalar sadece yetersiz ve inandırıcılıktan uzak olmakla eleştirilebilir mi? Ülkeyi yönetme sorumluluğunda olanlardan farklı açıklamalar, onun ötesinde atılan somut adımlar görmek bu ülke halkının beklentisi değil mi?
Yazdıklarımızın anlamı açıktır. Ülkeyi yönetenler ABD emperyalizminin haydutluğuna sadece bir şekilde yanıt verebilir. Ülkedeki ABD askeri ve siyasi varlığına derhal son verilmesi, yapılan gizli ve........