İki mutlakçı ve bir narkozcu! |
İki mutlakçının kim olduğunu biliyorsunuz. Kastedilenlerden biri mutlak egemenlik peşinde olan Erdoğan, diğeri ise mutlak butlanla yeniden CHP Genel Başkanı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu. Peki narkozcu kim? Bu iktidar ortağı Devlet Bahçeli’dir. Neden narkozcu diyoruz, bunu da açıklamak gerekiyor. Bahçeli epeyce bir süredir, özellikle “süreç”ten itibaren ülkenin temel meseleleri hakkında “önemli” tespitlerde bulunuyor, “çözüm” önerilerini ortaya koyuyor. Ama bu önerilerden hiçbiri hayata geçmiyor ve önerildikleri ile kalıyor. En son CHP ile ilgili de Kılıçdaroğlu’nun “feragat etmesi” ile ilgili “önemli” açıklamalar yaptı, sonra defteri “Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı’dır”la kapattı. Görevinin ortalığı yatıştırmak, sakinleştirmek, beklenti yaratmak ardından yapılacak operasyonlara imkan hazırlamak olduğu görülüyor. Narkozculuğu buradan geliyor.
Burada ülkenin içinden geçmekte olduğu sürecin bazı temel politik gerçeklerini yeniden hatırlatmak, altını kalınca çizmek gerekiyor. “CHP sorunu” olarak yaşanan sorun, CHP’nin bir iç sorunu değildir ve içinden kaynaklanmamıştır. 19 Mart’tan itibaren bu sorun Saray rejimi tarafından örgütlenen ve planlanan bir sorun olmuştur. Amacın: Mutlak iktidar peşinde koşan Saray’ın efendisine karşı şimdilik tek iktidar alternatifi olan CHP’yi kargaşaya atmak ve etkisizleştirmek olduğunu olayların gelişimi açıkça kanıtlamıştır. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun bu gerici amacı gerçekleştirmeye araç olmak dışında yapabileceği hiçbir şey yoktur. Onun ne bağımsız bir iradesi ne bağımsız kararları ne de bağımsız olarak yürüyebileceği bir yol vardır. O artık Saray’ın kuklası ve esiridir. Ona ‘Bu kadar da olmaz’ denilecek çok iş yaptırılacaktır.
Bu nedenle ona mahkeme........