Halk demokrasi istemiyor mu? |
Zaman zaman halkın demokrasi gibi bir sorunu olmadığı, asıl meselenin ekonomi olduğu, bu nedenle demokrasi ve özgürlükler için yapılan mücadele çağrılarının boşlukta kaldığı gibi yaklaşımlara rastlanabiliyor. Demokrasi ve özgürlükler için verilen mücadelenin istenilen güç ve yaygınlıkta olmamasına bakılarak yapılan bu tespitler doğru olabilir mi? Halkın yaklaşımını ölçmeye çalışan anketlerde ekonomi hep bir numaralı sorun olarak karşımıza çıkıyor. Halkın içinde bulunduğu yoksulluk dikkate alındığında bunda şaşılacak bir taraf var mı? İktidarın ekonomik ve politik saldırılarını giderek ağırlaştırmasına karşı yeterli bir politik mücadele verilememesi, halkın politik mücadeleye ilgisiz kalmasına gerekçe yapılabilir mi?
O halde bu soruna yakından bakalım. Öncelikle şu vurgulanabilir; halkın durumu bir gerçeği ifade etmektedir ve bu sorunun çözümü, politik ve ekonomik mücadelenin birlikte verilmesidir. Ama bu yanıt doğal olarak nasıl bir politik mücadele, nasıl bir ekonomik mücadele, eğer birlikte verilmesi gerekiyorsa bu birlik nasıl sağlanacak sorularına da kapıyı aralar. Bugün ülkede politik bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelenin merkezinde ise ana muhalefet partisine yapılan saldırılar, onun bu saldırılara karşı tutumu, bu mücadelenin genel olarak politik hak ve özgürlükleri elde etme mücadelesine doğru genişletilmesi yer almaktadır. Yani Saray rejimine karşı verilen mücadele. Bu mücadeleye katılan tüm kesimler aynı amacı taşımasa da, bu amacı taşıyanların hedefi, bu mücadelenin Kürtlerin eşitlik, demokrasi ve barış taleplerini de içeren demokrasi ve özgürlükleri elde etme mücadelesine doğru genişlemesidir.
Burada şu söylenebilir: Halk kitleleri, seçimi ve sandığı merkeze koyan -bunların önemsiz olduğu anlaşılmasın, ama bu biçimiyle yürütülen bir mücadele ile bu hedeflere demokratik koşulları sağlayarak ulaşmanın zorluğuna dikkat çekmek gerekir- ve politik mücadelenin hedeflerini ve amacını daraltan bir politik mücadeleye yeterince ilgi göstermemektedir. Bu tür bir........