Destan yazmak
Almanya’da yapılan son NATO tatbikatında ülkede üretilen silahların kullanılmasına ilişkin Erdoğan’ın değerlendirmesi “Adeta destan yazdık” oldu. Bu “destan’ın” nasıl yazıldığını iktidar medyası zaten gün gün aktarmıştı. SİHA gemisi, bu gemiden kalkan insansız hava araçları, bunların gerçekleştirdiği atışları vs. Bütün bunları en küçük ayrıntısına kadar öğrenmiştik. Örneğin öğrendiklerimizin bazıları şunlardı. NATO’nun bu yılki en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 26, Almanya’da yapılıyor. Ocak ayında başlayan ve mart ayına kadar sürmesi planlanan tatbikata Türkiye’nin yaklaşık 2 bin askerle katılması, NATO’yu çok memnun etmiş.
Destan yazıldığı söylenen tatbikat bir savaş ve saldırı örgütü olan NATO’nun düzenlediği bir tatbikat. Tatbikatı yöneten Hollanda’daki Müşterek Kuvvetler Karargahı Komutanı General Ingo Gerhart “Türk ordusunun bu yılkı tatbikata açık farkla en büyük katkıyı sağladığını söylüyor. Tatbikata toplam 10 bin asker katılıyor ve bunun 2 bini Türkiye’den gidiyor! Görevleri Atlantik’ten NATO’nun doğu sınırına kadar -Rusya- Avrupa’yı korumak. Kendi ülkesinde açları ve yoksulları doyuramayan iktidar, milyonlarca dolar harcayarak Avrupa’nın korunmasına koşuyor! Ama olsun, “İtibardan tasarruf olmaz” denmemiş miydi zaten.
Son zamanlarda NATO’da bir yol ayrımına doğru gelindiği, Avrupa’nın ABD’ye bağlı olmadan kendi silahlı gücünü oluşturması gerektiği tartışmalarının yapıldığı, Avrupa’nın kendisi için ucuz koruma aradığı bir dönemde, iktidarın binlerce kilometre ötedeki bir tatbikata bu kadar güçle katılması tesadüf olabilir mi? Politika ve uluslararası ilişkilerde böyle tesadüfler olmaz. Ülke insanı Almanya’ya önce ucuz emek gücü olarak ihraç edilmişti, şimdi de ucuz can gücü pazarlıkları mı yapılıyor yakında anlayacağız. Söz konusu olan ülke insanının canının pazarlanmasıdır. Zaten Soros “Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü askeridir” dememiş miydi?
Milli Savunma Bakanlığının yaptığı resmi açıklama da bu iddiayı doğrular........
