Onlar konuşuyor |
Bahar geldi denir mi?
Bahar geldi de ne oldu: Kıştan kalma ne varsa yığılmış pazara. Karası daha kara. Pahası daha çok para. Kuşlar ötmüyor güller tek tük açsa da. Bahar geldi denir mi şimdi: Yer, gök ağlamada.
Kuşlar gitti. Uçmuyor biri bile gökyüzünde. Gece gündüz alev saçarak uçuşup duran füzelerden. Sınır tanımadan çoluk çocuk, genç, yaşlı, kadın erkek durmadan yakan.
Hallaç pamukları atardı, yorgan edip örtmek için üstümüzü. Füzeler pamuk atar gibi atıyor yeryüzünü, yaşamadan ölen çocukların örtmek için üstünü.
Ben susuyorum, sen susuyorsun, o susuyor, biz susuyoruz, siz susuyorsunuz, onlar konuşuyor.
Ağaçkakan dakikada 20 kez ağacı döver. Ağaçla bir alıp veremediği yoktur. İşi ağacı kemiren böceklerden temizlemektir.
Gecenin sarmalındasın, karanlıkta. Görsen göremezsin, duysan duyamazsın. Sabahı beklesen uzak. Haykır! Sesini duyan olur, ses verir. Görmediğini görmeye, duymadığını duymaya başlarsın o zaman.
Gökyüzü açılırdı toprağı yeşerten baharla. Kararıyor şimdi dumanla. Alev alev yanarak. Yakarak toprağı da. Kızgın bir yaza doğru.
Şiir başlangıcıdır baharın. Sesini kıssalar da, kapatsalar da parmaklıkların ardına tomurcuklanır dallarda. Çiçek çiçek açar, gülücüklerle aydınlık sabahlara. Yeşerir tarlalarda. Bir şenliktir doğada.
Şiir güle benzer. Tomurcukken yaprak yaprak açılarak kocaman bir gül olur. Doğayı renklendirerek havasını tazeler.