Ramazan etkinlikleri talim terbiye (bilim yetiştirme) midir?

Yaşadıklarınıza tanıklık ediyor musunuz?

Tanıklık ettiklerinizi tanımlayabiliyor musunuz?

Özgür değilseniz tanıklığınızın sınırı ne olur, dahası tanık olduklarınızı tanımlayabilir misiniz, tanımlamaya kalkarsanız ne olur?

İnsan yaşamının akıl ve bilgi içermeyen diğer yaşam tarzlarından farkı tanık olmasıdır. İnsanın merakı her şeyden önce tanı koyma amacına yöneliktir. İnsan dünyaya ve evrene tanıktır ve tanık olduğunu tanımlamak istemektedir.

Tanıklık tanımlama ile ilerleyemezse sentez yapılamamakta, kavram düzeyine çıkılamamakta, kavram düzeyine çıkılamazsa düşünme evresine geçilememekte, düşünülememektedir.

Bu hafta MEB’in ramazan genelgesi, AKP’nin Boğaziçi dayatması, Trump’ın, ABD’nin İran’a gönderdiği askeri filoları gibi yaptıklarının bir kısmına daha tanık olduk. Bugün eğitim öğretim bakımından MEB’in ramazan etkinlikleri genelgesine, bu tanıklığı tanımlamaya yorumlamaya çalışacağım.

Eğitim: a) Tanıklık/bilme/talim ve b) Yetişme/yetiştirme/terbiye şartlarını ve gücünü ilerletme

Eğitim ve yeni kuşakları yetiştirme; insanlığın en yüksek başarılarından biri ve bundan sonraki başarılarının da şartını oluşturmaktadır. Dahası kişi olmanın, toplum olmanın, doğanın döngüselliği ve artmasının da şartı ve olanağı durumundadır.

Eğitim insanın insana sağladığı olumlu yönde değişim dönüşüm şartları ve etkinlikleridir. Kısaca “talim” ve “terbiye” özellikleri ile belirlenmektedir. “Talim” bilmeyi ve akıl yürütmeyi ilerletme, “terbiye” yetiştirme geliştirmedir. Eğitim talim terbiyedir - bilme ve yetişme durum ve imkanını geliştirici dönüştürme etkinlikleri bütünüdür.

Tanıklığın bilginin de, eğitimin ahlakın da şartı: Özgürlük

Kişinin bilmesi ve yetişmesi tanıklıklarına, bunları tanımlama olanaklarına, yetişmesi deneyimlerine ve bunlardan çıkarımlar yapabilmesine, kararlara varabilmesine, bunun için merak etmesi, merak ettiğini araştırması, sentezlemesi/kavraması, bunun için sorması, araştırması, yorumlaması, kavramlaştırması, düşünmesi, teorileştirmesi süreçlerine karşılık gelmektedir. Eğer kişi özgür ve toplum bağımsız değilse zaten tüm bunları yapma şartı ortadan kalkmaktadır, dahası özgür değilse zaten kişi ve toplum olamamaktadır.

İnsan hangi şart ve durumda özgürdür, hangi halde özgür değildir?

Telkin etme, öğüt verme, bilme farkı: Sofistik, retorik, episteme ve özgürlük

Telkin etme (psychagogia/insinuatio), övme (epainos /laudatio), öğüt verme (parainesis, admonitio), bilme (episteme) aynı şeyler değildir.  Bilgi-telkin farkına bakarsak, biri hakikate (aletheia), diğeri iknaya (peitho)........

© Evrensel