We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Devlet sopası ve Askı’daki Ekmek!

28 28 46
22.10.2020

Madenci işçiler hem işten atıldılar hem de kendi çalışmalarıyla kazandıkları tazminatları verilmedi. Yollara düşüp haklarını almaya yöneldiler, karşılarına jandarma güçleri dikildi. Komutan “kanun”dan bahsedip komut verdi; gazı basıp yıktılar işçileri, devlet biziz dediler ve evet, gaz, dipçik ve süngü olarak devlet oradaydı!

Gazetelerde bir fotoğraf karesi yer aldı. Gazetelerden birinde, “Susurluk Yaşıyor!” diye yazıyordu fotoğraf altında. Bin Operasyon Şefi Mehmet Ağar, Kontrgerilla Güçlerinin Eğitmeni Korkut Eken, içeride ve dışarıda MİT ve Kontrgerilla operasyonlarına katılan Alaattin Çakıcı ve bir başka emekli subay bir arada boy gösteriyorlardı. Bodrum’da çekilen fotoğraftakilerin tümü de “Devlet için kurşun atanlardan”dılar. Erdoğan iktidarının çeşitlendirilmiş sivil-militer örgütlenmesinin unsurları olmayı sürdürüyorlar.

Bir başsavcı, IŞİD’in 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’nı protesto eden avukatların cezalandırılması talebiyle iddianame hazırladı. Devlet adına; devletin savcısı, IŞİD katliamının protesto edilmesinin suç olduğunu söylüyor. Devletin emniyet kuvvetleri, bombacıların eylem hazırlığını adım adım izlemiş, rapor etmiş ve fakat engellemeye yönelik bir adım atmamışlardı.

İçişleri Bakanı, devlet ve Saray kabinesi adına hemen her gün birilerini tehdit ediyor. Muhalif parti yöneticilerini, avukat-doktor ve sağlıkçı, teknik elemanların örgütlerini, hak arayışındaki kadın örgütlerini, gençleri ve özel olarak gerekçe yaratıp Kürtleri tehdit etmediği, hakaret etmediği tek gün neredeyse yok gibidir. Devletin silahlı polis-bekçi ve özel milis........

© Evrensel


Get it on Google Play