Terörsüz Türkiye’de son dönemeç
Aslında ‘son dönemeç’ yerine, ‘sırat köprüsü’ de diyebiliriz. Yaklaşık 2 yıldır devam eden Terörsüz Türkiye sürecinde; belki de en hassas, en kırılgan ve siyaseten en riskli aşamaya gelmiş bulunuyoruz.
Süreç; MHP Genel Başkanı Bilge Lider Dr. Devlet Bahçeli’nin 23 Ekim 2024’teki tarihî çıkışıyla başlamıştı.
Ardından, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın, örgütüne ‘silah bırak ve kendini feshet’ çağrısı geldi.
Bu aşamanın da geçilmesiyle, PKK, kendini feshettiğini açıklayarak, MİT’in kontrolünde simgesel olarak silah yakmıştı.
TBMM bünyesinde kurulan komisyon, ilgili her kesimi dinleyerek, meselenin tüm yönlerini ele alan ve çeşitli tavsiyelerde bulunan bir rapor hazırlamıştı.
Sonrasında, ABD-İran Savaşı’nın da etkisiyle, PKK cenahında bir ‘ayak sürüme’ eylemi gözlendi. DEM Partisi ileri gidenleri de bu ayak sürümeyle uyumlu çatlak sesler verdi. Örgütün silah bırakması için, öncelikle yasal düzenlemelerin yapılmasında ısrar edildi.
Fakat ayak sürümenin örgüte bir faydası olmadığı da görüldü.
Devlet ve Cumhur İttifakı adına yapılan açıklamalarda, getirilecek hukukî düzenlemelerin, silah bırakmanın kesin şekilde teyit edilmesine bağlı olacağı sıklıkla vurgulandı.
Gelinen noktada, makul bir ‘orta yol’ bulma gayretleri olduğu gözden kaçmıyor.
İktidar kanadı, önümüzdeki günlerde TBMM’ye sunmak üzere, kapsamlı bir yasa teklifi üzerinde çalışıyor.
Bu çalışmalara dair bazı kulis bilgileri, kamuoyuna ulaşıyor. Son bilgilere göre; üzerinde çalışılan yasal düzenlemelerin temel içeriği şu şekilde:
ÖCALAN VE DİĞER ELEBAŞILAR........
