menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sadece bir gün değil mücadelenin adıdır

22 0
06.03.2026

Takvimler 8 Mart’ı gösterdiğinde dünyanın dört bir yanında aynı cümle kurulur:

“Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.”

Çiçekler verilir, sosyal medyada mesajlar paylaşılır, güzel sözler söylenir.

Ancak 8 Mart, aslında yalnızca kutlama yapılacak bir gün değil; eşitlik, emek ve hak mücadelesinin sembolüdür.

Ayrı bir öneme sahiptir…

Kadınların toplumsal yaşamın her alanında var olabilmek için verdiği uzun mücadelenin bir hatırlatıcısıdır.

Tarihin birçok döneminde kadınlar; eğitim hakkı, çalışma hakkı, oy kullanma hakkı ve en temel insan hakları için mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Bugün elde edilmiş görünen pek çok kazanım, aslında yıllar süren kararlılığın ve direncin sonucudur.

Kadınlar yalnızca aile hayatının değil; ekonominin, siyasetin, bilimin ve sanatın da güçlü aktörleridir. Bir toplumun gelişmişliği, kadınların yaşamın hangi noktasında yer aldığıyla doğrudan ilişkilidir.

Ancak gerçeklerle yüzleşmek gerekir.

Günümüzde hâlâ birçok kadın eşitsizlik, şiddet, ekonomik bağımlılık ve fırsat eşitsizliğiyle mücadele ediyor.

Kadınların iş hayatındaki temsili, karar mekanizmalarındaki varlığı ve güvenli yaşam hakkı konusunda hâlâ gidilecek uzun bir yol var.

Bu nedenle 8 Mart’ın anlamı yalnızca “kutlamak” değil; düşünmek, sorgulamak ve sorumluluk almaktır.

Kadınların emeğini görünür kılmak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve toplumsal bilinç oluşturmak hepimizin ortak görevidir…

Toplumsal bilinç oluşturmaktan başta çıkar yol yoktur aslında…

Unutmamak gerekir ki kadınların güçlenmesi yalnızca kadınların meselesi değildir...

Bu, toplumun tamamını ilgilendiren bir gelişmişlik ve adalet meselesidir.

8 Mart vesilesiyle, hayatın her alanında varlık gösteren, üreten, mücadele eden ve topluma yön veren tüm kadınların emeğini saygıyla selamlamak gerekir.

Çünkü güçlü kadınlar, güçlü toplumların temelidir.


© Eskişehir Anadolu