Ülkemiz karanlığa gömülüyor |
Türk Devleti, kurulduğu günden beri yaşadığı en karanlık günleri yaşıyor. Son olarak iktidar partisinin en büyük rakibi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına, mahkeme kararıyla seçim kaybetme makinesi olan Kemal Kılıçdaroğlu getirildi.
Meselenin hukuki boyutundan bahsedecek değilim. Çünkü hukuki tartışmalara girmek, sanki ortada farklı hukuk yorumları varmış da hatalı da olsa bir hukuk süreci işliyormuş algısı yaratır.
Mesele basittir; mahkeme kararıyla CHP’ye çökülmüştür. Elbette alınan kararın bir hukuki bahanesi olacaktı. Bunu da AK Troller anlatsınlar.
Bu olayı anlayabilmek için CHP’nin başına gelenleri kısaca özetlememiz gerekiyor. Hatırlanacağı üzere önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kesin favorisi olan Ekrem İmamoğlu, Silivri Zindanlarına tıkıldı. Bu olayın ardından CHP’nin içten içe karışacağı, Özgür Özel’in, “Fırsat bu fırsat, kendimi Cumhurbaşkanı adayı yapayım” diyeceği varsayılıyordu. Ancak CHP’liler dik durdular ve parti karışacak yere, daha da kenetlendi. Akabinde CHP’nin Ekrem İmamoğlu’ndan bile daha güçlü adayı Mansur Yavaş üzerinde oyunlar oynanmaya başlandı.
Bu hesaplar da tutmadı. Son olarak da Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına geldi. Bu arada dikkat ettiyseniz pek çok AK Partili yönetici, “CHP kapatılsın” demeye başladılar. Eğer ki Kemal Kılıçdaroğlu formülü de tutmazsa, “C Planı” olarak CHP’nin kapatılması da gündeme gelecektir.
Şimdi bu süreci yalnızca CHP’nin başına gelen felaketler olarak görmeyin. Az sonra anlatacağım gibi başka muhalefet partileri üzerinde de oyunlar oynanıyor. Bu mesele CHP meselesi değil, demokrasinin tehlikeye girmesi meselesidir.
Bu vahim olayın sonuçlarından biri de zaten kırılgan olan Türk ekonomisinin aldığı ağır darbe oldu. “Çökme” kararıyla birlikte borsa da çöktü. Saatler içerisinde ülkemiz milyarlarca dolarlık zarara uğradı.
Artık AK Partinin iktidarda kaldığı fazladan her gün, Türk Milleti’nin daha da fakirleşmesine neden oluyor. Türk Milleti olarak artık Saray rejimini kaldıramıyoruz.
Bütün muhalefet partileri hedefte
CHP’ye yönelik oyunların bir benzeri daha önce İYİ Parti’ye yapılmıştı. İYİ Parti’nin pek çok milletvekiline kanca atıldı ve AK Parti’ye transferleri gerçekleştirildi. Pek çok belediye başkanı baskılar yüzünden AK Parti’ye geçmeye zorlandı. Ki o dönemlerde “İYİ Parti çöküyor, haydi yağmalayalım” diyenlerin arasında CHP yönetimi de vardı.
Benzer baskılar Yeniden Refah Partisi’ne de yapıldı. Bu partinin belediyeleri de – tıpkı İYİ Partili ve CHP’li belediyelerde olduğu gibi – AK Partiye geçmek zorunda kaldı.
Yine unutmamamız gereken bir........