Sinema, Savaş ve Gerçeklik

İnsanlık tarihi boyunca savaş hiçbir zaman başladığı yerde bitmedi. Tıpkı bir yangın gibi başladığı noktanın çok ötesine nüfuz etti. Bugün İsrail ve ABD’nin İran ile savaşı fiziksel olarak belirli bir alanda kalmış olsa da dünyayı pek çok anlamda etkiliyor. İşte bunun sebebi silahlar değil psikoloji...

Peki bu psikoloji nasıl yönetiliyor?

Balistik füzelerden, nükleer başlıklardan çok önce zihinlere atılan tohumlar vardır. Bu tohumlar adına yumuşak güç dediğimiz, ancak etkisi en ağır silahlardan bile daha derin olan sinema endüstrisi ile zihinlere ekilir.

ABD, savaş endüstrisini sinema ile birleştirmeyi dünyada en kusursuz icra eden ülke. Hollywood, yıllardır dünyaya sadece film değil, bir dokunulmazlık imajı satıyor. Sinema salonlarında izlediğimiz o yenilmez Amerikan ordusu, her türlü krizi saniyeler içinde çözen yüksek teknolojili kahramanlar, aslında gerçek mermilerden önce zihinleri vuran birer propaganda aracı.

Bu filmler aracılığıyla kurulan özel ve güçlü ülke imajı, küresel ölçekte devasa bir psikolojik üstünlük sağlıyor. Ancak gerçek bir savaşın soğuk yüzü, hiçbir zaman o pürüzsüz kamera açılarına benzemez. Gerçek sahada işler, senaryoda yazıldığı gibi........

© Ensonhaber