menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GAZZE, KUDÜS, MESCİD-İ AKSA ÖZGÜR OLANA KADAR

10 12
01.01.2026

Bu yazıya başladığım dakikalarda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan Galata Köprüsü'nde düzenlenen ve daha sabahın erken saatlerinde yüzbinleri bulan eylemde konuşuyordu. Bilal Erdoğan, "Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa özgür olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz." diyordu. Savaş suçlusu katil İsrail’in büyük bir savaş tazminatı ödemesini ve Gazze’nin yeniden inşasının İsrail terör devletinin vereceği savaş tazminatıyla gerçekleşmesini de üstüne basa basa vurguladı Bilal Erdoğan.

TV kanallarını taradım, her gazeteci için haber değeri taşıyan, birçok kanalın canlı yayında verdiği bu olay sırasında bir de “halkımın TV”sine bakayım dedim. Köprüden tek kare yok, türkü şarkı yıkılıyor… Halk köprüde, halkımın TV’si cümbüşte… Akşamdan kaldılar desen… Haberci uyumaz, uyura yatar… (Bir de dikkat ettiniz mi, bu halkımın TV’sinin görüntü kalitesi çok düşük, ne kadar kaliteli TV’de izlerseniz izleyin sanırsınız 80’lerin analog kanallarından birini 56 ekranda izliyorsunuz. Nedeni nedir bilmiyorum, artık o günlere bir özlem mi gideriyorlar, yoksa her şeye para yetiştiren halkımın TV’si gariban görünmek için mi “çağ dışı” yayın tekniklerini kullanmayı sürdürüyor belli değil)

Daha önce de değinmiştim, Filistin direnişi 60’larda, özellikle de 70’lerde dünya solunun eksiksiz desteklediği, anti-emperyalist sol bir hareketti. Habbaş’lar, Arafatlar, yüzüğünü Keleş mermisinden yapan Leyla Khalid’ler dönemiydi. ODTÜ’de en yüksek yabancı öğrenci sayısı Filistinli öğrencilere aitti.

İsrail süreç içinde bu sol anti-emperyalist cepheyi çökertti. Birçoğunu hapislerde, işkencelerde öldürdü, liderlerini itibarsızlaştı, özellikle Arafat üzerinde çok çalıştı. Arafat öldüğünde geride ikiye bölünmüş ve Gazze........

© Ensonhaber