İstiklâl Mahkemesinin bir marşı olduğunu biliyor muydunuz?

İstiklal Marşımızın kabulünün 105. Yıldönümünü idrak ettik. Bu milletimizin ruh kökünü teşkil eden marşı ne kadar anlatsak azdır. Çünkü o bir şairin kaleminden her nasılsa çıkan sıradan bir manzume değil, milletin onu yazması için şairini seçip görevlendirdiği bir ebedî mutabakat metnidir.

Cumhuriyet döneminde Onuncu veya Ellinci Yıl marşları gibi başka marşlar da bestelenmiştir ama hiç biri Mehmed Akif’in sözlerindeki kudretin yanından geçememiştir.

Başlığa bakarak İstiklal Mahkemesi’nin marşı da olur muymuş demeyin hemen. Daha nelerin marşı yoktur ki bizde?

Cumhuriyet darbelerinin anası 27 Mayıs’ın bile pespaye bir marşı vardı, sözleri Behçet Kemal Çağlar’a, bir bestesi ise ünlü bestekâr Münir Nurettin Selçuk’a, diğeri ise Nevit Kodallı’ya aitti. Sözleri şöyle akıyordu:

Milletim aç bağrını,Sevinçle aç da ısın.Hürriyet güneşinde,Yirmi yedi Mayısın.

Hep doğruya yüceye,Hep iyiye güzele.Türk milleti gençliğiyle,Ordusuyla el ele.

Çık üstüne gündelikDertlerin, kaygıların,Türk öğün, çalış, güvenSenindir büyük yarın.

Atatürk ün izinde,Bayrağın gölgesinde,Alın teri göz nuruHürriyet bahçesinde.

Gerçi bu ‘devrim marşı’ pek tutmamıştı, çünkü darbenin ayak seslerinin duyulduğu günlerde “Tuna nehri akmam diyor” diye başlayan ünlü........

© Ensonhaber