menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sıfır atık vizyonu

2 0
05.06.2026

Türkiye, son yıllarda birçok uluslararası organizasyona ev sahipliği yapıyor.

Ancak bazı organizasyonlar var ki daha çok verdiği mesajla dikkat çeker.

4-7 Haziran tarihlerinde Atatürk Havalimanı'nda düzenlenecek Sıfır Atık Festivali de tam olarak böyle bir organizasyon.

Asıl dikkat çeken gelişme ise 5-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen İstanbul Sıfır Atık Forumu.

183 ülkenin akredite olduğu forumda, yüzü aşkın bakan ve üst düzey temsilci, belediye başkanları, uluslararası kuruluşlar ve dünyanın farklı şehirlerinden yöneticiler İstanbul'da bir araya geliyor.

Dünya Ekonomik Forumu'nun da ilk kez bu ölçekte bir sivil girişime ortak olması, organizasyonun uluslararası önemini ortaya koyuyor.

Bir dönem fikir olarak ortaya konulan Sıfır Atık Projesi'nin bugün küresel bir platforma

dönüşmesi, Türkiye adına önemli bir başarıdır.

Bu başarının arkasında ise yıllardır konuyu ulusal ve uluslararası platformlarda kararlılıkla gündemde tutan Sayın Emine Erdoğan'ın güçlü vizyonu bulunuyor.

Yani İstanbul, bu hafta bir fikre, bir vizyona ev sahipliği yapıyor.

Ve görünen o ki sıfır atık artık Türkiye'nin değil, dünyanın ortak gündemlerinden biri haline geliyor.

SÜRESİZ NAFAKA ÇİLESİ

Yıllardır, Türkiye'de garip bir adalet anlayışı savunuluyor.

Evlilik bitiyor ama yükümlülük bitmiyor.

Nikah masası dağılıyor ama ekonomik bağ, ömür boyu sürüyor.

İşte buna "süresiz nafaka" deniyor.

Daha doğrusu deniyordu.

Çünkü Anayası Mahkemesi, çok yerinde bir kararla süresiz nafakayı iptal etti.

Zaten bir insan, neden sona ermiş bir evliliğin bedelini hayatının geri kalanında ödemek zorunda kalsın ki…

Kimse, nafakanın tamamen kaldırılmasını savunmuyor elbette.

Boşanma sonrasında ekonomik olarak zor durumda kalan tarafın belirli bir süre desteklenmesi, insani ve hukuki bir gereklilik olabilir.

Tartışılan şey başka.

Tartışılan şey, birkaç yıl süren bir evliliğin ardından onlarca yıl nafaka ödenmesinin ne kadar adil olduğu.

İki yıl evli kalıyorsunuz.

Sonra yollar ayrılıyor.

Aradan yıllar geçiyor.

Belki yeniden evlenmişsiniz, yeni bir hayat kurmuşsunuz, çocuk sahibi olmuşsunuz.

Ama geçmişte yaptığınız bir evliliğin mali faturası, hâlâ önünüzde duruyor.

Bunun adına adalet demek ne kadar mümkün?

Daha da ilginci, süresiz nafakayı savunanlar, çoğu zaman meseleyi kadın-erkek çatışmasına indirgemeye........

© Ensonhaber