İrade
Aslında bugünün köşe yazısının konusu, hafta sonundan belliydi. Kafamda da yazının taslağını oluşturmuştum. Ta ki yazıyı yazmak için bilgisayarımı açana kadar. O sırada karşımda açık olan televizyona takıldı gözüm.
SAHA EXPO’dan canlı yayınla YILDIRIMHAN balistik füzesi tanıtılıyordu. Sesi biraz daha açtım… Ve Türkiye’nin ilk balistik füzesine dair anlatılanları dinlerken kafamdan geçenleri sizler için yazıya döktüm.
"İrade yoksa bunlar yok."
İşte mesele tam olarak bu.
Bugün savunma sanayii üzerine konuşurken hâlâ “Zaten yapılıyordu”, “Eskiden de vardı” gibi cümleler kuranlar var. Kusura bakmasınlar ama bu, gerçeği ıskalamaktır. Çünkü mesele, sadece bir projenin geçmişte başlatılmış olması değildir. Mesele, o projeyi gerçek bir sonuca ulaştıracak iradenin olup olmadığıdır.
En basit savunma sistemi için bile kapı kapı dolaşılan,
ambargolarla hizaya sokulmaya çalışılan,
“verirlerse alırız” mantığıyla hareket edilen bir Türkiye.
Kendi İHA’sını yapan,
SİHA’sını sahada oyun değiştirici olarak........
