REC’İ SUYU VE HALİD B. SÜFYAN |
Adal ve Kare kabilelerinden oluşan topluluk Resulullah (s.a.v)’in huzuruna geldiklerinde şu isteklerde bulunurlar:
-Ya Resulullah! Bize Kur’an öğretecek ve bu dini anlatacak birilerini görevlendirmenizi diliyoruz.
İşte Allah Resulünün huzuruna gelen bu misafirler bir yandan taleplerini iletirlerken bir yandan da gözler pür dikkat Asım’a takılmıştı ki, ona öğretici olarak göz diktikleri her hallerinden kendini belli ediyordu zaten. Allah Resulü (s.a.v) bu durumun farkında olarak hemen Asım’la birlikte birkaç öğretici kadroyu yanlarına katıp misafirlerini öyle uğurlayıverir. Derken yola revan olan kafile epey uzun bir yol mesafe kat ettikten sonra dinlenmek üzere Rec’i suyunun başında konaklayıverirler. Ancak ne var ki, konakladıkları yerde uyuduklarından emin olduğuna kanaat getiren pusuya yatmış bir adam durum vaziyeti sinsice kendi kabilesine sızdırıp, böylece Lîhyânoğulları’ndan 100 insan sayısı kadar silahlı birlik, uyumakta olan kafileye ani baskın verir. O an Asım ve üç arkadaş neye uğradıklarının şaşkınlığı içerisinde uykularından uyandıklarında en son çare olarak yüz silahlı adama karşı en azından bir iki kişiyi telef etmiş olsak bile faydadır düşüncesiyle üzerlerine atılıverirler. Ancak bu üzerlerine atılma hamlesi bir yere kadar sürdürülebilirdi ki en nihayetinde yürekleri dağlayıcı hal vaziyette Rec’i suyu yanı başındaki kara toprağın bağrına şehit düşüverirler. Yetmedi gözü dönmüş bu caniler işledikleri cinayeti zafer işaretiyle kutlarcasına o an hepsinin cesetlere dokunma arzusu bürür. Neyse ki o esnada hiç hesap........