We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İnsan İnsanın Kurdu mu?

4 4 0
18.09.2019

İnsanlığın sürekli hız kesmez yükselen ihtirasları yüzünden, insan insanın kurdu olmuş durumda. Maalesef benlik histerisi insan ruhuna öyle nüfuz etmiş ki adeta bulaşıcı virüs gibi tüm insanlığı kuşatmış gözüküyor. Nasıl ki bir virüs sinsi sini ilerleyip tüm vücudu istila ettiğinde o vücut kolay kolay iflah olmaz ya, aynen öylede benlik hastalığı diyebileceğimiz kibir abideliği de o toplumun bir daha iflah olmayacak derecede içten içe çökerteceği muhakkak.

Nicedir ‘Biz’ kelimesini lisanımıza almayalı epey yıllar geçti, onun yerine lisanımızda ‘Ben’ kelimesi var artık. Tabii kendini beğenmişliğin ifadesi diyebileceğimiz bu kelime dilimize yerleşince de küçüğünden gencine, gencinden büyüğüne, büyüğünden yaşlısına hemen herkes egosunu tatmin etmek için yarışır hale geldi. Hadi bu yarışın kazananı alt tabakadan küçük egocuklar kazansa belki gam yemeyiz, kazananı tahmin etmişsinizdir en üst kaymak tabakadan benlik davasında zirve yapmış küresel baronlar ve insan kurdu canavarlar kazanmakta. Buna ister üst akıl diyelim ister insan kurdu canavarlar diyelim hiç fark etmez insanlıktan nasiplenmemiş oldukları o kadar her hallerinden besbelli ki, kendi alt tabakada ki alt ben hayranlarını bile köle yapmakta mahir usta canavarlardır.

Peki ya kendilerini örnek almayıp onurlu duruş sergileyenler karşısında ne yaparlar? Hiç kuşkusuz kendilerine hayran olmayıp köle edemediği kesimler karşısında ise “ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” diyecek derecede de pişkindirler. Yetmedi ferman padişahındır ültimatomuyla gözdağı vereceklerdir. Tabii burada ferman padişahındır ifadesinden kastedilen elbette ki bizim başbuğ hakanlarımız ve padişahlarımız değil, bilakis dünyayı avam kamerasından yöneten küresel baronlar, küresel Soroslar ve küresel insan avcılarıdır elbet. Baksanıza modern çağ dedikleri çağ, aslında Soros’a, küresel aktörlere, İngiliz Kraliyet ailesinin çıkarlarını gözetmeye yönelik bir çağdır. Şayet bu aktörlerin onların hizmetine amade olunursa ne ala, yok eğer tekerleklerine çomak sokmaya kalkışılırsa sen misin bunu bize yapan hemen hakkından gelip dünyayı o onurlu duruş sergileyenlere zindan edeceklerdir. Nede olsa onurlu duruş sergileyecek insanların nesli tükenmiş sayılır, niye zindan etmesinler ki, devir onların devri, baksanıza ego düşkünü bir sürü insan meşhur olmak için etraflarında pervane olup modern köle olmaya razılar zaten. Dolayısıyla şuan borularının öttüğü bir çağdayız. Bu yüzden insan avcıları küresel boyutta çok rahatlıkla cirit atabiliyorlar da. Ne diyelim, hal böyle olunca da etrafımız şuan kendini şan şöhret uğruna küresel güçlere pazarlayıp boyun eğenlerden geçilmez olmaktadır.

Şimdi gel de eseflenme, baksanıza neydik ne olduk. Hadi batılıların huyudur, bunu bir derece anlayabiliyoruz, çünkü onların cibilliyetleri buna müsait, insanlık dışı muamelelere göz yummakta hiçbir beis duymuyorlar, peki ya bize ne oluyor? Oysa bizi onlardan farklı kılan âlemlere rahmet olarak gönderilen Yüce Peygamberimizin “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” beyanı doğrultusunda hayat biçimi ortaya koyan ümmet olmamızdır. Ama ne var ki, şimdi o derin idrak anlayışımızdan üzerimizde hiçbir eser kalmadı. Eser kalmaz elbet, “Sizden biriniz kendisi için arzu edip istediği şeyi din kardeşi içinde arzu edip istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamaz” hadis-i şerifin gereğini yerine getirmezsek olacağı buydu. Şimdi tamda sormak zamanıdır biz bu hale düşecek insanlar mıydık? Düşünsene bir zamanlar ne de güzel lokmamızı, aşımızı, tuzumuzu birlikte paylaşırdık, hakeza buna acımızı, sevincimizi paylaşmak da dâhildir.

Evet, şu bir gerçek Allah’ın verdiği nimetler paylaşıldıkça daha da şükrümüz ve bereketimiz artmakta da. Hatta başarılarımızı paylaşmakta öyledir. Yani başarılar paylaşıldıkça bir anlam ifade eder, yoksa kendi kendimize paylaşılan başarılar kendi kendimizin egosunu tatmin etmekten öte bir anlam ifade etmeyecektir. Öyle ya, kendi başarımızı kendi dışımızdaki insanlara yansıtmadıktan sonra o başarıyla övünsek ne övünmesek ne, çünkü o başarı topluma mal olmamış başarıdır. Dolayısıyla hiçbir kıymeti harbiyesi olmayacaktır. Kaldı ki topluma mal olmasa da kendi tutsak alanında sınırlı kalmaya mahkûm bir........

© Enpolitik