We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ya kazanmayı garantilediniz yada kaybetmeyi

2 3 0
18.02.2019

Daha önceki yazılarımda birkaç kez söylemiştim: Siyaset, futbola çok benzer. İleride kısmet olursa “Futbol ve siyaset” isimli bir kitap yazmayı düşünüyorum. Futboldaki pek çok durum, eylem ve nesnenin siyasette bir benzeri vardır. Örneğin şimdi futboldaki bir durumun siyasetteki benzerini analiz etmek istiyorum. Futbolda bir takım kazanmayı garantiledi mi veya tam tersine kaybetmeyi garantiledi mi, ne yapar? Her şeyden önce bir kere rahat oynar. Kazanma veya kaybetme heyecanı veya stresi yoktur. Top çevrilir. Dolayısıyla gol sesi duyulmaz. Ama taç atışları artar. Bireysel şovlar yapılır. Paslaşma yani istişare yoktur. Maç berabere gider, falan. Özetle seyirci için son derece sıkıcı bir görüntü vardır. Nitekim böyle bir durumu hissetmiş olacak ki, geçenlerde bir gazeteci arkadaşımız önemli bir siyasetçiye bu soruyu sorar: “Küskünleri kazanmaya uğraşmıyorsunuz, yardım istemiyorsunuz, istişare yapmıyorsunuz, heyecan yok, sıkıntı yok. Acaba kazanmayı mı garantilediniz yoksa kaybetmeyi mi?”

Bu seçimler, geçersiz ve boş oyların en çok olduğu seçimler olabilir mi?

Durum böyle olunca pek çok seyirci maçı seyretmez, maç bitmeden stadyumu terk eder. Seyircinin maça ilgisi azalır. Ya da tuttuğu takıma kızdığı için maçına gitmez, seyretmez ve ilgilenmez. Yani oy veren kararsızdır, oy kullanmak istemez, oyunu boşa kullanır veya geçersiz oy verir falan. Bugün siyasetin her iki tarafında da ciddi küskünler olduğunu görüyoruz. Özellikle Belediye Başkan adayı ve meclis üyesi adaylarının yanlış!........

© Enpolitik