We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gücün 'Şehir'le İmtihanı

3 10 0
25.11.2019

Bilim ve Sanat Vakfı (BİSAV) 1986 yılında kuruldu. Doksanların ikinci yarısından itibaren İstanbul’da ikamet ederken, Millet Caddesi üzerindeki mekânında pek çok seminere katılmıştım. Dücane Cündioğlu ve Mustafa Özel gibi entelektüelleri o seminerlerde daha yakından tanıma imkânı bulmuştum. O yıllarda İstanbul’daki pek çok vakıf ve derneğin etkinliklerine imkânlarım ölçüsünde katılıyor ve faydalanmaya çalışıyordum. BİSAV’daki katılım yoğunluğu, programların ciddiyeti, ilmi ve fikri düzeyi ve zengin kütüphanesi ilk dikkatimi çeken şeyler olmuştu. Yeni Şafak’taki yazılarıyla dikkat çeken Ahmet Davutoğlu’nun da Bilim ve Sanat Vakfı’ndaki seminerlerde aktif görev aldığı yıllardı. Vakfın gündemine 2007 yılından itibaren bir vakıf üniversitesi kurma fikri de girdi. Bu süreç, 31 Mayıs 2008’de İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kuruluşu ve 2010-2011 eğitim öğretim yılında ilk öğrenci alımıyla devam etti. Bugün 7 fakülte, 3 enstitü, 1 meslek yüksek okulu, 420 kişilik akademik kadro ve 7 binden fazla öğrencisiyle Türkiye’deki 74 vakıf üniversitesi içindeki en dikkat çeken yüksek öğretim kurumlarından biridir. 1260 öğrenci kapasiteli yurdu, mevcut 207 üniversite içindeki en büyük elektronik arşive sahip kütüphanesi, 79 farklı ülkeden 800’ün üzerindeki uluslararası lisans öğrencisi ve özellikle sosyal bilimler alanında geliştirdiği vizyonu ve yurtiçi-yurtdışı başarılarıyla Türkiye’nin gözbebeği bir kurumudur İstanbul Şehir Üniversitesi.

Eski Maltepe sigara fabrikası ve arazisi olan Maltepe – Dragos’daki alan ve müştemilat 2009 yılında Özelleştirme İdaresi tarafından Üniversite’ye tahsis edildi. Bu tahsisle ilgili 2015’e kadar 16 iptal davası açıldı ve on beşi Üniversite lehine sonuçlandı. Aleyhte sonuçlanan bir dava yüzünden Danıştay arazi tahsisini iptal etti. 2015’te Özelleştirme Yüksek Kurulu “eğitim” şartıyla tapu tahsisini onayladı. Gerekli izin ve ruhsatlar alınarak 2016’da inşaat başlatıldı. Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası Birliği (TMMOB)’nin açtığı dava bölge idare mahkemesi tarafından reddedilince dava Danıştay’a taşındı ve süreç devam etmekte. Hukuki süreç devam ederken Şehir Üniversitesi alan genişletmesi için Halkbank’tan 300 milyon Türk lirası kredi çekti. Teminat olarak da 8 adet parsel gösterdi. 9 Ekim günü Halkbank yetkilileri ile Üniversite yönetimi bir görüşme gerçekleştirdi. Ödeme taksitleri için gerekli mal varlığı teminat gösterildi ve taraflar uzlaştı. İşte filim burada koptu. Zira iki gün sonra yani 11 Ekim günü Halkbank, Şehir Üniversitesi’nin tüm hesaplarına ve mal varlıklarına tedbir koydurdu. Üniversite tedbirin kaldırılması için mahkemeye başvurmuş, Banka’nın ipoteklerle ilgili ekspertiz raporlarındaki hatalara dikkat çekmiş ve hatta davaya konu olmayan 7 parselin değerinin alınan borcu fazlasıyla karşılayan bir meblağa sahip olduğu gibi hususları ortaya koymuştur. Buna rağmen mahkeme Üniversite aleyhine karar vermiştir. Ve geldiğimiz son safhada, Üniversite çalışanları maaşlarını alamaz, elektrik, su ve doğalgaz parası ödenemez hale gelmiştir. 7 binden fazla öğrenci ise ne yapacağını bilemez bir durumda........

© Enpolitik