We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Demokrasi ve İnsan Hakları Günü

2 2 0
09.12.2019

Batıda 1215 tarihli Magna Karta ile başlayan insan hakları mücadelesi 1776 yılındaki Virjinya Haklar Bildirisi, yine 1776 tarihli Amerikan Bağımsızlık Bildirisi ile ivme kazandı. 10 Aralık 1948 günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İnsan Hakları Evrensel Bildirisi kabul edildi. II. Dünya Savaşı’nda milyonlarca insanını kaybeden Batı artık devlet karşısında bireyin haklarını savunmak zorunda hissediyordu kendisini. Bu gayeyle 30 maddelik bir bildiri hazırlanıp oylandı ve 8 çekimser oya karşılık tasarı kabul edildi. İnsan Hakları Bildirisi’nden kısa bir süre sonra yani 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi yürürlüğe girdi.
Antik Yunan’dan beri bilinen demokrasi işte bu süreçte gelişti. İnsanlığın keşfedebildiği veya icat edebildiği en hümanist yönetim tarzı olarak toplumlara sunuldu. İnsanın sahip olma ve yönetme arzusu, egemenliğin tüm toplum bireylerine ait bir sorumluluk oluşu biçimindeki bir tanımlamayla beslendi. Aristokrasiye muhalif birey ve grupların siyasi programı olarak taktim edildi. Tüm bunlara rağmen günümüzün temsili demokrasilerinde bile yöneten-yönetilen ayrımı ile vekilin asil üzerindeki baskın rolü problemi çözülemedi. J.J. Rousseau’nun da dediği gibi, halkın iktidarı fikri sadece bir ideal olarak kaldı. 10 Aralık gibi törenlerde beylik tanımlamalarla ve günü kurtarmaya dönük retoriklerle topluma “yönetimde söz sahibi olduğu” fikri zerk edildi.
Halbuki gerçek demokraside, halkın yönetime geniş çapta katılımı, farklı düşüncelerin serbest ifadesine ve örgütlenmesine imkan tanıma, çoğunluk kararlarına uyma ve azınlık haklarının korunması, temel hak ve özgürlüklerin güven altına alınması, kuvvetler ayrılığı ilkesiyle oligarşik bir siyasete evrilmenin önüne geçme ve hukukun üstünlüğü prensipleri vazgeçilemez esaslardır. Bu temel değerlerin pratik alanını ise yani demokrasinin araçlarını ise referandum, siyasi partiler ve seçimler oluşturmaktadır. Şeffaflık, denetlenebilirlik, devlette süreklilik ve yerleşik siyasi geleneklerin devam ettirilmesi de demokrasinin daha aktüel işleyişini temin edecektir. Şiddet kullanmaksızın iktidarın el değiştirebilmesi ise demokrasiyi diğer yönetim biçimlerinden........

© Enpolitik