menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YALANLA KUTSALLAŞTIRILAN DEVLET

57 0
06.02.2026

Bugün Türkiye’de:

Her kriz anında aynı refleks: “Devlet tehdit altında.” Denildiğinde

Bugün:

Din:

Bu, dindarlığın siyasallaşması değil; dindarlığın araçsallaştırılmasıdır.

Devlet güçlü olduğu için değil,
itiraz olmadığı için ayakta gibi göründüğüne şahitlik ediyorum.

Bugün gençlerin önemli bir kısmı: Dinden değil, Dindar iktidarın pratiğinden uzaklaşıyor.

Çünkü gördükleri şey şu:

Ama sürekli:

Din adalet üretmeyince, sembole dönüşür. Sembol çoğalınca, inanç boşalır.

Beka söylemiyle ahlakı askıya alan iktidarlar, devleti değil kendilerini korur; dini değil iktidarlarını savunur.

Ve tarih şunu yazar: Dine yaslanarak yapılan her zulüm, ilk darbeyi dine vurur.

Bir iktidar “beka” diyerek her şeyi meşrulaştırıyorsa, ilk sorulacak yer saray değil, Kur’an’dır.

Çünkü İslam’da: Devlet korunur ama adalet feda edilemez.

Siyasal dil şunu söyler: “Şartlar olağanüstü, bazı şeyler görmezden gelinebilir.”

Kur’an ise sınırı çizer: “Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.
Adil olun; bu takvaya daha yakındır.” (Maide 8)

Yani:

adalet askıya alınamaz.

İslam’da “beka” diye bir hüküm yoktur. Adalet vardır.

Siyasal dindarlık der ki:

“Devlet için bazen doğruyu söylemeyebiliriz.”

Kur’an açık konuşur: “Allah’ın laneti yalancılaradır.”........

© Enpolitik