menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

IRMAK’DA GÖRÜNMEYENLER

10 0
sunday

Aslında hep ortadadırlar da görünmezler. Her birinin onlarca anlarının, çevrelerinin; milyonlarca hikayeleri vardır da çok azı yazılır, okuyucuya ulaşır. Her şeyi görmeye çalışan, çoğumuzun bakıp da görmediği hayatın içindeki bazı kıvrımları bile atlamayan sanatımız, toplumun diğer pek çok kesimi gibi görmezden gelmez ama onların içinde de özgürlük ile sorumluluk arasındaki o ince çizgiyi muhafaza edeni az olur ve yine de yeterince ifade edilemez. Vicdanımızda hep bir yanları eksik kalır. Özel bireyler, özel gruplardır onlar. Engelli çocukları olan ailelerdir mesela. Beden veya ruh sağlığı sorunlu aile bireyleriyle beraber yaşayanlar, dünyaya hep farklı bir gözle bakmak zorunda kalan her yaştan bireyler, yaşlılar, genelimize göre biraz daha farklı gören, farklı yaşayan özel insanlardır onlar ve hep ortadadırlar, içimizdedirler ama görünmezler. İşte o görünmezleri görmezden gelmeyen özel biri, özel bir sanatçı. Sanatının hedefini sadece estetik üretmekle sınırlamayıp içimizdeki görünmeyen değerleri daha görünür kılıp görmemizi sağlayan bir sanatçı, bir yönetmen Çağan Irmak. Sayıların egemen olduğu günümüzde onun filmlerini de gişe rakamlarıyla ölçen mekanizmalar varsa da toplumumuzun çok kesimi onun filmlerini kalbimizde bıraktığı izlerle hatırlar. Yüksek sesle bağırmaktan ziyade hafif bir hareketle anlatır filmleri. Sloganlara sıkıştırılan duygulardan ziyade tam içinizdeki bir yere dokunulmasıyla patlayan hislerin dile gelişidir sahneleri. Didaktik bir üslupla kabaca eleştiri yerine sessizce ağlatarak düşündürmeyi seçer. Dayatmacı değil, görünmezleri göz hizamıza sokan, naif bir vicdanın coşkun gözyaşı pınarlarına karışarak akmasıdır Çağan Irmak filmleri. Toplumun kenarına itilmiş, sesi duyulmayan ya da ‘ayıp’, ‘eksik’ ya da ‘yük’ olarak etiketlenen insanların hikâyelerinin içinde bulursunuz kendinizi ama orada da o naif sanatçı dokunuşunun gereğini yapar ve insanları dramatize etmekten çok, insanlaştırır. Acındırmaz; tanıdık kılar. Filmlerinin bazılarında mesela ‘Mustafa Hakkında Her Şey’,........

© Enpolitik