Suriyede Rejim Değişikliğinin Bir Yılı
2024 yılının aralık ayında HTŞ önderliğindeki güçlerin İdlib’den Esad rejimi üzerine başlattığı harekât, ciddi bir direnişle karşılaşmamış ve HTŞ’nin iktidarı ele geçirmesiyle sonuçlanmıştı. HTŞ’nin Şam’da hakimiyeti sağlamasıyla birlikte yaşanan gelişmeleri internet sitemizde yayınladığımız Suriye Halklarının Sevincini Kuşanalım, Halkların Düşmanlarına Karşı Ayağa Kalkalım! [1] yazımızda değerlendirmiştik. Bunun üzerinden geçen bir senede yaşanan gelişmeler ve bugün gelinen durum yeni bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.
Suriye’deki Baas rejimleri meşruiyetlerini Arap milliyetçiliği ve anti-emperyalizm üzerinden kursa da yapısal olarak sermaye ve devlet bürokrasisi eliyle işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin sömürüsüne dayanmaktalardı. Bu rejimler askeri darbelerle kurularak, üretim araçlarının devletleştirilmesi ve millileştirilmesi görünümünde bürokratik bir devlet kapitalizmi yaratmıştı. Kaynaklar, askeri elitlerin ve bağlı bürokratların çıkarına hizmet ediyor; emekçi halk yoksullaştırılıyor, herhangi bir örgütlenmenin önüne ket vuruluyordu. İdeolojik temeli Arap milliyetçiliğine dayandığı için ülkede yaşayan Kürtlere yönelik asimilasyon ve mülksüzleştirme politikaları izlenmişti ve Kürtler vatandaşlık haklarından mahrum bırakılarak adeta yok sayılıyorlardı. Suriye’deki Alevi, Sünni ve Kürt toplulukları arasındaki bölünmeler, mezhepsel, kabilesel ve devlet tarafından sunulan imtiyazlara dayalı ayrımlarla iç içe olduğu için bu durum, işçi sınıfının ve halkların birleşik mücadelesini de önledi. Bu bölünmeler siyasi iktidarın eliyle derinleştirilmiş, bölgedeki yağmacı yapılar ise bu parçalanmışlığın sonucuyla birlikte yükselişe geçmiştir.
Bütün bu içsel çelişkilerin ortaya çıkardığı isyan dalgası Arap Baharı’nın rüzgarıyla Esad rejimine karşı 2011’de Dera’da başlayan gösterilerde kendini buldu ve kısa sürede ülkenin geneline yayıldı. Eylemler Olağanüstü Hal’in kaldırılması, siyasi tutukluların serbest bırakılması, yolsuzluğun bitirilmesi, daha fazla iş ve ekmek gibi demokratik ve sınıfsal taleplerle sürdürüldü. Rejim güçlerinin gösterileri bastırmak için katliamlar, işkenceler ve türlü kötü muameleler yapmaktan çekinmemesi eylemleri harlıyor, muhaliflerin silahlanmasını toplum nezdinde de meşru kılıyordu. Bunun üzerine ABD, Türkiye, Katar, Suudi Arabistan gibi emperyalist ve bölgesel güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda rejimi devirmek için muhalif grupları besleyip büyütmesi halk isyanının öncülüğünü vekil güçlerin ele geçirmesine sebep oldu.
7 Ekim Aksa Tufanı’nın değiştirdiği konjonktürle beraber, 13.5 yıl süren savaşın ardından Esad rejiminin ordusunun hiçbir karşılık vermeden bir haftada dağılması, rejimin Rusya ve İran’dan gelen doğrudan destek olmadığı anda kendi ayakları üzerinde duramayacak kadar içeriden çürüdüğünün göstergesi oldu. Kendini hiçbir zaman halk iradesine dayanarak inşa etmemiş olan bu rejim, her ne kadar kendi çıkarları doğrultusunda anti-emperyalist bir hat tutmuş olsa da, savaş sırasında halkın isyanını bastırmanın yolunu pazar yerlerini, hastaneleri, sivil yerleşim alanlarını bombalamakta bulmuştu. Halkın ekonomik ve sosyal taleplerinin büyük bir şiddetle bastırılması rejimin meşruiyetini günden güne yitirmesine sebep oldu.
Bugün artık Esad dönemi geride kalmıştır. Artık tablo Şam’daki görece oturmuş iktidardan oluşmaktadır. Geçen seneki yazımızda “Unutmayalım ki bir devrimi iç savaştan ayıran şey, sömürü ve zulüm ilişkilerini alt üst ederken, kimleri kapsadığı, ezilen sınıflara, halklara, mezheplere, kadınlara ve cinsel yönelimleri açısından baskı altında tutulan insanlara nasıl bir gelecek vadettiği ile anlaşılabilir. “[1] diyerek yaşanan iktidar değişikliğinin halklara ne getireceğini yeni yönetimin eylemlerinin belirleyeceğini belirtmiştik. Bir senedir Suriye’de yaşanan gelişmeler göstermiştir ki Colani yönetiminin kapitalist üretim ilişkileriyle ve emperyalist bloğun ortadoğudaki varlığıyla hiçbir sorunu yoktur. Colani emperyalist batı bloğuna yaranmak için kendi imajında bir değişim sürecine girmiş olsa da Colani’nin besleyip büyüttüğü yağmacıların........
