menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Masumiyet Müzesi: Aşkın vitrini, hafızanın enkazı

25 0
17.02.2026

Romanın anlatıcısı Kemal’in iç dünyası, metnin omurgasını oluşturuyordu. Sayfalar boyunca süren iç monologlar, okuru rahatsız eden bir dürüstlükle karakterin takıntısını ifşa ediyordu.

Masumiyet Müzesi, Masumiyet Müzesi’den uyarlanan ve adını Orhan Pamuk’un romanından alan bir yapım olarak daha ilk günden büyük bir beklenti yüküyle karşı karşıya kaldı. Romanın merkezindeki takıntılı aşk, sınıfsal gerilim ve 1970’ler İstanbul’una yayılan melankoli, ekrana taşınırken kaçınılmaz olarak dönüşüme uğruyor. Bu dönüşüm, kimi yerde cesur bir tercih, kimi yerde ise metnin ruhundan kopuş olarak okunabilir.

Dizinin en güçlü tarafı, kuşkusuz dönem atmosferini kurmadaki titizliği. Mekân tasarımları, kostümler ve müzik seçimleri 1970’ler İstanbul’unu nostaljik bir kartpostal estetiğiyle sunuyor. Özellikle orta-üst sınıf ev içi dekorasyonu ile arka mahallelerin karşıtlığı, romanın sınıf meselesini görsel düzlemde yeniden üretmeyi başarıyor.

Ancak bu estetik başarı, zaman zaman hikâyenin önüne geçiyor. Dizi, vitrini parlatırken duygunun ham ve rahatsız edici........

© Elips Haber