Barış herkesin yararınadır
Kırk beş yılın acısını unutmak mümkün değil. Unutulmamalı da. Ama o acıyı, yeni acılar üretmek için kullanmak da mümkün olmamalı.
Eğer önyargıları bir tarafa bırakma iradesi ortaya konulursa, görülecektir ki barış herkese kazandıran bir durumdur. Kırk beş yıllık acı dolu bir yarım asır son bulurken, aslında hangi düşüncede olursanız olun kazanan sizsiniz. İster Türk milliyetçisi olun, ister Kürt milliyetçisi… İster sağcı veya solcu olun… İster dindar ister inançsız… Bu toprakları acı ile dolduran şiddet artık yok. Ne istiyorsanız, neyi talep ediyorsanız, umudunuz ve hayaliniz ne ise… Önünüzde sizi boğan bir şiddet cenderesi yok artık. Şiddet üzerinden kutuplaştırılmış bir zehirli ortam yok artık.
Yıllarca bu topraklarda şiddetin gölgesi herkesin üzerine düştü. Kimisi evladını kaybetti, kimisi umudunu, kimisi de yüreğindeki huzuru. Bir tarafın acısı diğer tarafın sevinci sayıldı. Bir tarafın gözyaşı, diğer tarafın sessizliği oldu. Oysa acı, acıdır. Hangi kimlikten, hangi inançtan, hangi ideolojiden olursa olsun… İnsan acısı insan acısıdır. Ve bu acının bitmesi, herkese kazandırır.
Şimdi yeni bir dönem başlıyor. Silahların sustuğu, kanın durduğu, nefretin biraz olsun geri çekildiği bir dönem. Bu, bir tarafın galibiyeti değil; insanlığın, aklın ve vicdanın galibiyetidir. Çünkü şiddet varken kimse gerçekten kazanamazdı. Şiddet varken ne Türk milliyetçisi istediği gibi yaşayabiliyordu, ne Kürt milliyetçisi… Ne sağcı ne solcu… Ne dindar ne........
