Suriye’de yeniden tırmanan gerilim |
Esad’ın düşmesinin üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen Suriye’de düzen ve istikrar halen sağlanabilmiş değil. Merkezi Suriye yönetimi ile kuzey-doğu Suriye’deki fiilen özerk Kürt yönetimi arasında uzlaşı bir türlü sağlanamıyor ve bu sebeple iki yönetimin silahlı güçleri sürekli burun buruna geliyor.
En son Suriye Ordusu Halep’te Kürtlerin yoğın yaşadığı iki mahalleyi askeri hedef haline getirdiğini açıklayıp sivilleri bölgeden tahliyeye başlayınca Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışma ihtimali tekrardan ortaya çıktı.
Suriye’de son bir yıldaki gelişmelerin gösterdiği, eğer ABD olur verseydi Suriye’nin kuzeyine Türkiye ve Suriye ordularının ortak askeri harekatı bugüne dek çoktan gerçekleşecekti. Ancak öyle anlaşılıyor ki, ABD meselenin askeri değil diplomatik yollardan çözülmesinde ısrarcı ve SDG’nin orada Türk ve Suriye ordularına yem olmasını istemiyor. Bölgedeki hiçbir aktör ABD’yi doğrudan karşısına almak istemediği için de kimse oyunbozanlık yapmıyor ve diplomatik çözümden yanaymış gibi hareket etmeye devam ediyor.
Türkiye’de başlatılan “terörsüz Türkiye” süreci de doğrudan bu durumla ilişkili. ABD Suriye’de diplomatik çözümde ısrarcı olduğu için Türkiye SDG’yi pasifize etmede Öcalan’ı kullanmak istiyor. Ancak, PKK’nın silah bırakmasında etkili olmakla beraber, Öcalan’ın Suriye’de reel düzeyde düşünüldüğü kadar bir etkisi varmış gibi gözükmüyor. Suriyeli Kürtler Öcalan’a saygı gösterse de reelpolitiğin gereği neyse o yönde hareket etmeye devam ediyor.
Öte yandan, ABD taraflara diplomatik çözüm yönünde teşvik ve baskı yapmakla beraber, çözümün detaylarına karışmıyor; genel çerçeveyi çizip detayları bölgedeki güçlere ve aktörlere bırakıyor. Hâl böyle olunca, bölgesel aktörler bir yandan diplomatik çözümü destekliyormuş gibi gözükürken diğer........