Mutlak butlan çıkar mı, erken seçim olur mu?
Aslında erken seçime gerek kalmadan Erdoğan’ın tekrar cumhurbaşkanı adayı olabilmesinin bir yolu daha var. O da anayasa değişikliği.
Geçtiğimiz hafta Türkiye siyaseti yeni gelişmelerle beraber bu iki soruyu tartışmaya devam etti.
Dikkat çeken gelişmelerden birisi, iktidar yanlısı gazeteci Zafer Şahin’in (mealen) “derin Ankara”nın CHP’nin istenmeyen ellere geçmesine izin vermeyeceği ve mutlak butlan çıkmasa bile Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelerek partiyi kurultaya götürmesi gerektiği oldu.
Yani aslında söylenmek istenen şuydu: “CHP iktidara gelmeye çalışmaktan vazgeçmeli ve Özgür Özel partiyi iktidara gelmeye çalışmayan kontrollü muhalefeti kabullenmiş Kılıçdaroğlu’na kendi eliyle teslim etmeli”.
Sonrasında başka benzer açıklamalar da yapıldı. Örneğin, artık Kılıçdaroğlu’yla beraber hareket eden Mehmet Sevigen AKP ve CHP’nin uzlaşması gerektiğini ve parlamenter sisteme geçilerek cumhurbaşkanının bir partiden başbakanın diğer partiden olduğu bir koalisyon kurulmasını gündeme getirdi. Yani aslında iktidara “CHP’nin başına bizi getirirsen seçimi kazansak bile Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı devam eder” demek istedi.
Tabii Özgür Özel tüm bu üstü kapalı ima ve tehditlere kulağını kapamış durumda. Aksine, Özel CHP’nin iktidara yürüdüğünü her fırsatta dile getiriyor. Hatta bu hafta yapılan toplantılarla yeni bir yol haritası da belirlenmiş durumda.
Ama iktidar yanlısı bir gazeteciden bu tür bir açıklamanın gelmesi gene de çok önemli bir veri. Demek ki siyasi iktidar “mutlak butlan”ı siyasi ve ekonomik faturasının yüksekliğinden ötürü çıkartamıyor. Bu fatura ağır geleceği için Özgür Özel’e “gel bu işi güzellikle halledelim” çağrısı yapılıyor.
Mutlak butlanın önünde birçok engel var ama en önemli engel ekonomi. Aynı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasında olduğu gibi böyle........
