İmamoğlu duruşmaları gelecekte bize neyi hatırlatacak? |
Eski davaları hatırlayalım gelin. Deniz Gezmiş’in mahkemede söylediği sözleri bugün hâlâ hatırlıyoruz. Necmettin Erbakan’ın siyasi yasak davasındaki savunmaları hâlâ anlatılır. Erdoğan’ın Siirt davası bir dönüm noktası olarak yazıldı ve hafızalarımıza kazındı…
Türkiye’de siyaset ile hukuk arasındaki çizgiyi yıllarca tartışırız. Özellikle kamuoyunun yakından tanıdığı siyasi aktörler söz konusu olduğunda, hukuki süreçler hızla bir iletişim savaşına dönüşmüştür. Hal böyle olunca hukuki tartışmalar yerine algı yönetimi tartışmalar gündemi gelmekte.
“Siyasi suç” kavramı da bu tartışmaların merkezinde yer alıyor. Oysa ceza hukuku açısından mesele oldukça nettir: Bir kişinin siyasetçi olması, işlediği iddia edilen fiili otomatik olarak siyasi suç kategorisine sokmaz. Siyasi suç, doğrudan devletin siyasal düzenini hedef alan eylemler için kullanılan teknik bir kavramdır. Bu nedenle her siyasi dava ya da her siyasi aktör hakkında yürütülen soruşturma, hukuki anlamda “siyasi suç” başlığına girmez.
Son dönemde Ekrem İmamoğlu etrafında yürüyen tartışmalar da bu çerçevede değerlendirildiğinde........