Özgür insan, kendi doğrusunu savunan bilinç arzu ediliyor
ÖNCEKİ Diyanet İşleri Başkanlarından, “Kur’an Araştırmaları Merkezi” (KURAMER) Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu, geçenlerde bir video gönderdi.
Videoyu açtım, Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye Makine Federasyonu Başkanı Adnan Dalgakıran’ın Youtube üzerinden yayın yapan “Yüzleşme TV”sindeki söyleşisi olduğunu gördüm.
Adnan Dalgakıran’ın Prof. Ali Bardakoğlu ile “Yüzleşme” başlıklı söyleşini Ramazan arifesinde yeniden izledim. Dalgakıran, sohbete Prof. Bardakoğlu’nun kitaplarını yayından sıralayarak başladı:
İslam Işığında Müslümanlığımızla Yüzleşme
İslamı Yeniden Düşünmek
İslamı Doğru Anlıyor muyuz
Prof. Bardakoğlu, önce “Yüzleşme”yi yayınladığını bildirdi:
- Ama “İslamla Yüzleşme” değil. “Müslümanlıkla Yüzleşme”… İslam ve Müslümanlığı birbirinden ayırmak lazım. Allah İslam dinini Hz. Muhammed aracılığıyla gönderdi. Peygamberimiz de açıkladı.
İslam dininin böylece “kemale erdiğini” anımsattı:
- Kur’an-ı Kerim’in son inen ayetlerinden biri şöyle: “Artık bugün dini kemale erdirdim, tamamladım, yol olarak size İslamı seçtim. Müslümanlığınızı Kur’an’ın ışığında yaşayın. Peygamberin rehberliğinde güzel bir Müslümanlık örneği sunun.”
Bu mesajın farklı coğrafyalarda farklı şekillerde, farklı etkiler altında şekilden şekle girdiğini kaydetti:
- Onun için “Müslümanlık”, “İslam”ın yeryüzüne yansıyan bir şeklidir. Tıpa tıp aynısı değildir. Böyle olunca biz Müslümanlığımızı sürekli gözden geçirmek, dinen doğru zannettiğimiz şeylerin doğruluğunu sorgulamak zorundayız.
“Veda Hutbesi”ne işaret etti:
- Hz. Peygamber, veda hutbesinde, “Ben size Kur’an-ı bıraktım. Sünnetimi bıraktım. Siz bunlarla sürekli temas halinde olun, diyalog içinde olun. Kendi hatalarınızı Kur’an ve sünnet ışığında sürekli kontrol edin” diyor.
Şu noktanın altını çizdi:
- Müslümanlar bugün, “Müslümanlığımızın neyini beğenmiyoruz” diye fazla özgüvene sahip olmasın. Mısır’daki geçtiğimiz yüzyılın alimleri çok güzel söylemişler: “Müslümanlar, İslamın önünde perde teşkil ediyor.”
İnsanların “Müslümanlığı” “İslam” zannettiğini irdeledi:
- Halbuki, insanların kendilerine göre duyguları vardır, örf vardır, adet vardır, ihtiraslar vardır, sapkınlıklar vardır… Yani, bizim yaşadığımız dini hayat Allah’ın murat ettiğinin tıpatıp aynısı olabilir mi? Elbette olamaz.
- Adnan Bey, “mutlak adil” bir insan olabilir mi?
Dalgakıran, yanıtladı:
- Mümkün değil…
Bardakoğlu, sürdürdü:
- Herkes kendince adildir..
Dalgakıran araya girdi:
- İnsan beyni de kendi çıkarlarına göre yorumlar yani.
Bardakoğlu, Allah’ın bize Kur’an-ı Kerim’i, Hz. Peygamberi gönderdiğine vurgu yaptı:
- Allah bize, “Adaletli........
