Osmanlı’yı çok istedi, olmayınca 15 dakikada Alternatifbank’ı aldı
KAMİL Yazıcı ile İzzet Özilhan’ın 1950 yılında temellerini attıkları Anadolu Holding, 1970’li yıllardan itibaren finans sektörüne de ilgi duydu. 1970’li yılların sonunda Osmanlı Bankası’nın satın alınması için harekete geçildi.
12 Eylül 1980 darbesinden sonra Anadolu Holding’in Osmanlı Bankası görüşmeleri hız kazandı. Bankanın Fransız ortaklarıyla görüşmelerinde ibre olumlu tarafa doğru kaydı.
Anadolu Holding kurucuları Kamil Yazıcı ve İzzet Özilhan’ın 12 Eylül darbesinin baş rolündeki isimlerden dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer’le dostlukları vardı. Osmanlı Bankası konusu Tümer’e açıldı. Tümer, konuyu dinledikten sonra şu öneriyi ortaya koydu:
- Eğer ihtiyaç hissederseniz Türk Donanma Vakfı’nı da bu işe ortak edebiliriz.
Nejat Tümer’in bu yaklaşımı, Anadolu Holding’in iki kurucu ortağını rahatlattı, Osmanlı Bankası’nın Fransız ortaklarıyla görüşmeleri anlaşma noktasına önemli ölçüde yaklaştı. Varılan ön mutabakat şöyleydi:
Osmanlı Bankası’nda üç hissedar grup olacak. Paylar eşit bölünecek. Yani, Fransızlar, Anadolu Grubu ve Türk Donanma Vakfı’nın hisseleri yüzde 33’te eşitlenecek.Kamil Yazıcı ve İzzet Özilhan, Osmanlı Bankası’na ortaklık konusunda sona yaklaştıklarını düşünürlerken süreç uzamaya başladı. Kamil Yazıcı, o süreci anılarına şöyle kaydetti:
- Dönemin Devlet Başkanı Kenan Evren’den de sözlü izin alınmasına rağmen, iş bir türlü yürümüyordu. Tıkanıklığı bir türlü çözemiyor, sebebini anlayamıyorduk.
Kamil Yazıcı, o günlerde Ankara’ya giderken uçakta dönemin ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgut Özal’la karşılaştı. Özal, uçakta Kamil Yazıcı’yı yanına davet edip konuya girdi:
- Kamil Ağa, Osmanlı Bankası meselesinin üzerinde sıkı dur. Çok iyi bir iş yapmış olursun. Hem memleket için, hem kendi grubun ve hem de Türk Donanma Vakfı için çok güzel ve prestijli iş olur.”
Yazıcı, Özal’ın konuya yakın ilgisine hem şaşırdı hem de sevindi:
- Biz kendisine konuyu hiç açmamıştık ama Turgut Bey’in meseleden haberi varmış. Turgut Bey beni yüreklendirdi. Hükümet nezdinde bu işin sonuçlanması için de çok büyük çaba harcadı.
Olumlu görünen sürece rağmen işin uzaması, Yazıcı’nın içine kurt düşürdü:
- Bir gizli güç Osmanlı Bankası’nı almamızı engelliyor gibi bir hava vardı.
Kamil Yazıcı, bunun üzerine Ankara’nın yolunu tuttu, Nejat Tümer’le görüştü:
Değerli Paşam, bu iş çok gecikti. Kararnamenin Çankaya Köşkü’nde olduğu söyleniyor ama bir türlü imzadan çıkmıyor. Çok zaman kaybettik. Ayrıca çok da masraf ettik. Bizim talebimizde bir adaletsizlik varsa ve sizi sıkıntıya sokarsa, bu işten hemen vazgeçelim. Biliyorsunuz, iki yıldan beri bu işin peşindeyiz. Ancak, Osmanlı Bankası işinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir menfaati yoksa işin peşini bırakalım. Tabi, bu menfaat........