Gümrük Birliği’nde yeni yükümlülükler istenince kanıma dokundu |
KOCAELİ Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi olan, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanlığını 2015 yılından beri sürdüren Ayhan Zeytinoğlu’ndan davet geldi:
Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ilişkileri konusunda uzman bir kuruluş olan Vakfımız 60’ıncı yılını kutluyor…Davet üzerine Hakan Güldağ’la birlikte İKV’nin 60’ıncı kuruluş yıldönümü buluşmasına katıldık. Ayhan Zeytinoğlu, buluşmadaki konuşmasında 1965 yılına uzandı:
Geceye katılanlar, sol baştan, emekli büyükelçi ve eski bakan Volkan Bozkır, eski başkanlar Sedat Aloğlu, Meral Gezgin Eriş, Ayhan Zeytinoğlu (mevcut başkan) ile Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, İKV'nin 60'ıncı yıldönümü pastasını birlikte kesti.
- Vakfımız bundan 60 yıl önce İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul Ticaret Odası başkanlarının ortak girişimi ile kuruldu. Kuruluşumuz Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu ile imzaladığı Ankara Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden kısa bir süre sonra gerçekleşti.
Vakfın temel amacını özetledi:
- Temel amacı, Türkiye’nin dış ilişkilerini geliştirerek ülkemizin iktisadi kalkınmasına katkıda bulunmaktı. AET ile temelleri atılan ortaklık, Türkiye’nin gelişmesi için kilit önemde görülüyordu.
Bugün AB üyesi olan birçok ülkenin o günlerde üyeliğin çok uzağında olduğunu anımsattı:
- O dönemde Türk iş dünyası vizyoner bir yaklaşım sergiledi. Türkiye’nin AB sürecini araştırıp bilgi üretecek bir düşünce kuruluşu kurdu.
Vizyoner bakış açısının ne kadar yerinde olduğunun zaman geçtikçe daha iyi anlaşıldığını kaydetti:
- Türkiye ve AT arasında Katma Protokolün imzalanması, üyelik başvurusu, Gümrük Birliği, adaylık ve AB reformları, müzakere sürecinin başlaması ve bunun gibi kritik dönemeçlere gelinmesi ve aşılmasında İKV önemli rol oynadı.
İKV’nin araştırmaları, yayınları, görüşleri ve savunuculuk faaliyetleri ile Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunduğunu vurguladı:
- Vakfımız, 12 Eylül dönemi gibi ilişkilerin durakladığı ve askıya alındığı dönemlerde de kararlılıkla süreci takip etti. Yeni başlangıçlara ulaşılmasını sağladı.
2018 sonrasında AB Konseyi’nin müzakerelerde yeni fasılların açılmasının düşünülmediğini açıkladığına işaret etti:
- O dönemde de ilişkiler nasıl canlanabilir, Gümrük Birliği gibi kritik önemde bir sürecin güncel gelişmeler doğrultusunda modernize edilmesi nasıl mümkün olabilir. Vize serbestliği nasıl sağlanabilir, gibi soruların cevabını aradık.
Bu konulara ekleme yaptı:
- AB gündemindeki “yeşil mutabakat”, dijital