menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrasya Tüneli, dünyada literatüre girdi, İstanbul’da oyunun kurallarını değiştirdi

50 0
30.04.2026

BİRLEŞMİŞ Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNICE) tarafından Barcelona’da (İspanya) düzenlediği “10. Uluslararası Kamu-Özel İşbirliği Forumu”nu izliyoruz. Forumun “Liderlik Diyalogu” bölümündeki panelistler arasında Yapı Merkezi ve Avrasya Tüneli Yönetim Kurulu Başkanı Başar Arıoğlu da var.

Başar Arıoğlu, söze Yapı Merkezi’nin kurucusu olan babası Ersin Arıoğlu’nu anarak girdi:

-          “Dayanıklılık” bizim mühendislik kültürümüzün ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın temel parçası oldu. Bu bakış açısı, kurucumuz Ersin Arıoğlu’nun vizyonundan başlayarak onlarca yıl farklı coğrafyalarda ve koşullarda gerçekleştirdiğimiz projelerle şekillendi.

Yapı Merkezi’nin Türkiye’de iki büyük “kamu-özel işbirliği” (KÖİ) projesinin içinde olduğunu belirtti:

-          Avrasya Tüneli ve 1915 Çanakkale Köprüsü de bu vizyonla ele alındı. Bu projeler, dayanıklılığın tek bir özellik olmadığını, tasarım, inşaat, finansman ve işletme süreçlerinin tamamında gösterilen sürekli bir çabanın sonucu olduğunu ortaya koyuyor.

Özellikle Avrasya Tüneli’nin “dayanıklılık” konusunda dünya mühendislik literatürüne çok şey kazandırdığını vurguladı:

-          İnşaat süreci, çok karmaşık kentsel ve jeolojik ortamlardan birinde faaliyet göstermemizi gerektirdi. Ancak, mühendislik zorluklarının ötesinde, yaklaşımımızı belirleyen en önemli unsur, minimum teknik gerekliliklerin ötesine geçme kararlılığı oldu.

Başar Arıoğlu, Avrasya Tüneli’nin yaşam döngüsü boyunca, teknik şartnamelerin ötesine geçen birçok iyileştirmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti:

-          Bunlar arasında geliştirilmiş güvenlik sistemleri, ileri izleme teknolojileri ve çok çeşitli koşullar altında güvenli ve kesintisiz hizmeti sağlamak için sürekli operasyonel iyileştirmeler yer alıyor.

Bu yaklaşımın öneminin belirsizlik dönemlerinde ortaya çıktığının altını çizdi:

-          Örneğin COVID-19 pandemisi sırasında trafik yoğunluğu önemli ölçüde ve öngörülemez şekilde değişti. Buna rağmen tünel, operasyonel sürekliliğini ve finansal istikrarını korumayı başardı.

Benzer bir yaklaşımın 1915 Çanakkale Köprüsü projesinde de uygulandığına dikkat çekti:

-          Bu proje yalnızca mühendislik açısından bir kilometre taşı değil, aynı zamanda ölçekli bir dayanıklılık örneği oldu. Tasarımdan başlayarak dayanıklılık, çevresel koşullar ve uzun vadeli yapısal performansa özel önem verildi.

Kamu ve özel sektör arasındaki güçlü işbirliğinin vazgeçilmez bir model olduğunu irdeledi:

-          Altyapı yalnızca varlık üretmek değil, değişen koşullar altında ayakta kalabilen, uyum sağlayabilen ve topluma hizmete devam eden sistemler üretmektir.

UNICE’nin Barcelona’daki “10. Uluslararası Kamu-Özel İşbirliği Forumu”nda Başar Arıoğlu’na Avrasya Tüneli İşletme Direktörü Murat Gücüyener, CFO’su Sidem Yavrucu Demircan ve Kurumsal İlişkiler Kıdemli........

© Ekonomim