ABD tahvil faizlerindeki yükseliş
ABD tahvil faizlerindeki hızlı yükseliş, piyasalara yönelik müdahaleleri ve borçlanmanın sürdürülebilirliğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Asıl soru ise şu: ABD’nin önümüzdeki dönemde artacak devasa borçlanma ihtiyacını kim finanse edecek?
Bu haftanın konusu ABD tahvil faizlerinin sene başından beri hızlı sayılabilecek bir şekilde yükselmesi karşısında ABD Hazinesi’nin aldığı önlemler, ve buna karşı da son dönemlerin en başarılı makro yatırımcılarından, bir zamanlar ünlü spekülatör Soros’un yardımcısı olan Peter Druckenmiller’ın 24 Ağustos’ta WSJ’de yayınlanan “Bırakın Tahvil Piyasası Konuşsun” (Let the Bond Market Speak) başlıklı yazısı ve bu yazı üzerinden alevlenen tartışmalar. (Yazısında karşı çıktığı operasyonları yöneten ABD Hazine bakanı Bessent’in, ve de Fed Başkanı Warsh’un kendi yanında yetişmiş olmaları da ilginç bir ayrıntı.)
Sene başından beri (ABD-İran savaşının başladığı kısa bir dönem dışında) ABD 10 ve 30 yıllıklarda daimi bir artış görülüyor. Son Hazine operasyonundan önce de 10 yıllıklar %4.7, 30 yıllıklar ise %5.3 ile son 29 yılın en yüksek seviyelerine çıktılar. 19 Ağustos'ta Hazine Bakanı Scott Bessent, özellikle 10-30 yıl vadeli tahvillerdeki geri alım operasyonlarının büyüklüğünü 2 milyar dolardan 4 milyar dolara çıkardı. Hazine bu operasyonu eski ve daha az likit Treasury'leri piyasadan alarak piyasanın likiditesini artıran bir likidite desteği olarak açıklamasına rağmen piyasa bunu kısmen uzun vadeli faizleri aşağı çekme operasyonu olarak yorumladı. Ancak bu yorum bence baştan yanlıştı çünkü bu şekilde........
