Yeni yıl, yeni mekanizma |
Yeşil Mutabakat ile AB, kendi sınırları içindeki sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedeflerken, SKDM aracılığıyla bu hedefi AB dışına da taşımayı amaçlıyor.
Avrupa Birliği’nin bundan altı yıl önce açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı başlangıçta onların iç meselesiydi; ancak artık bizim de meselemiz haline geldi. İstanbul’daki dev sanayi kuruluşu da Kahramanmaraş’taki orta ölçekli bir firma da bugün Yeşil Mutabakat’ın kapsama alanına girmiş durumda.
Avrupa’nın sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirerek iklim nötr bir kıta olma hedefinin yasal çerçevesini oluşturan Yeşil Mutabakat’ın en kritik başlıklarından biri Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM). Bu mekanizma kapsamında 1 Ocak itibarıyla Avrupa Birliği, demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve hidrojen gibi sektörlerden ithal edilen, yüksek karbon salımına sahip ürünler için karbon vergisi uygulamasını fiilen başlattı.
SKDM, klasik bir çevre düzenlemesi değil; ticaret politikasıyla iklim politikasının birleştiği yeni bir korumacılık biçimi.
SKDM, Avrupa Birliği açısından kritik öneme sahip. Aslında AB’nin kendi bakış açısından değerlendirildiğinde bu yaklaşımın belli ölçüde haklı gerekçeleri de bulunuyor. Yeşil Mutabakat ile AB, kendi sınırları içindeki sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedeflerken, SKDM aracılığıyla bu hedefi AB dışına da taşımayı amaçlıyor. Bu düzenleme, AB’ye ithal edilen ürünlerin........