menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye bunu daha önce başarmıştı

44 0
14.05.2026

Bugün geriye dönüp bakıldığında, üçlü koalisyon döneminde uzun tartışmalar sonunda ortaya çıkan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’nın Türkiye ekonomisini krizden çıkarmanın ötesinde, uzun yıllar etkisini sürdüren bir istikrar zemini oluşturduğu görülüyor.

2001’de uygulanan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı, klasik istikrar programı aşamalarının Türkiye’de başarıya en fazla yaklaşmış örneklerinden biriydi. Bu program yalnızca teknik bir ekonomik düzenleme değil, aynı zamanda ekonomide yeni bir hikaye yazma çabasıydı. Program sadece kur ve faiz politikalarından ibaret değildi. Çok daha kapsamlı ve derin bir yeniden yapılanma hedefliyordu.

         2001 yılında uygulamaya konulan “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı”, yakın tarihimizin en kapsamlı ve en sert istikrar programlarından biriydi. Salı günkü yazıda çizmeye çalıştığım “önce güven ve dengelenme, ardından dezenflasyon ve sonrasında normalleşme” çerçevesine büyük ölçüde oturan bir programdı.

Toplam 22 yıllık Dünya Bankası kariyerinin ardından Mart 2001’de Türkiye’ye gelerek ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı görevini üstlenen Kemal Derviş liderliğinde hazırlanan bu program, Türkiye’nin ekonomik hafızasında yalnızca bir krizden çıkış planı değil, aynı zamanda kapsamlı bir yapısal dönüşüm hikayesinin başlangıcı olarak yer etti.

Aslında öncesinde, 2000 yılı başında uygulamaya alınan, yine IMF destekli bir “Enflasyonu Düşürme Programı” da vardı. Ancak programın kurgusu itibarıyla sürdürülebilir olmadığı kısa sürede ortaya çıktı ve sistem çöktü. Bunun ardından Ecevit hükümeti tarafından IMF işbirliğiyle hazırlanan “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” devreye alındı.

 Sadece bir kur ve faiz programı değildi

Bu programa yıllar boyunca “sıcak paracı”, “yüksek faiz-düşük kur modeli” gibi çeşitli eleştiriler yöneltildi. Ancak programın özü sadece kur ve faiz politikalarından ibaret değildi. Çok daha kapsamlı ve derin bir yeniden yapılanma hedefliyordu.

Programın temel amacı, 2001 krizinin yarattığı güven bunalımını ve ekonomik istikrarsızlığı ortadan kaldırmak ve Türkiye’nin aynı kırılganlıklara yeniden sürüklenmesini engelleyecek kurumsal altyapıyı oluşturmaktı.

Bu nedenle program yalnızca para ve kur politikalarına odaklanmadı. Kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılması, kaynak tahsisinde verimliliğin sağlanması, keyfi müdahalelerin sınırlandırılması, iyi yönetişim anlayışının güçlendirilmesi ve yolsuzlukla mücadele gibi başlıklarda da önemli hedefler........

© Ekonomim