menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sağlık sigortasında bizi neler bekliyor? 1 Ocak sonrası nasıl olacak?

9 0
28.12.2025

Türkiye’de sağlık sigortacılığı, 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe girecek yeni düzenlemelerle birlikte yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği değil, zihniyet dönüşümünü de beraberinde getiriyor. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) öncülüğünde şekillenen yeni çerçeve, sağlık sigortasını “hastalık olduğunda devreye giren” bir ürün olmaktan çıkarıp, yaşam boyu sağlık yönetimi anlayışına taşıma iddiası taşıyor. Bu dönüşüm, hem sektör hem de sağlık sistemi açısından kritik bir kırılma noktası niteliğinde.

Son yıllarda sağlık sigortalarında prim üretimi dikkat çekici biçimde artarken, sigortalı sayısındaki büyümenin aynı hızda devam etmemesi sektörün temel çelişkisi olarak öne çıkıyor. Tamamlayıcı ve özel sağlık sigortalarında toplamda yaklaşık 8 milyon civarında sıkışan sigortalı sayısı, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik tartışmalarını kaçınılmaz kılıyor. 2025’in ilk 11 ayı sonunda 180 milyar TL’ye yaklaşan prim üretimi, miktarsal büyümeden çok fiyat baskısına işaret ediyor. Bu tablo, sağlık sigortasının daha fazla kişi için ulaşılabilir olmaktan uzaklaştığını gösteriyor.

Buna karşılık Türkiye’de toplam sağlık harcamalarının yalnızca yüzde 2,7’sinin özel sağlık sigortaları tarafından karşılanması, potansiyelin ne kadar büyük olduğunu da ortaya koyuyor. Yükün yaklaşık yüzde 80’inin SGK üzerinde olması, özel sağlık sigortalarını yalnızca bireysel bir tercih değil, sistemin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir araç haline getiriyor.

“Açık büfe” modelden proaktif sağlık yönetimine

Yeni dönemin en güçlü vurgularından biri, mevcut yapının sürdürülemezliği. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen'in sıkça dile getirdiği 'açık büfe sağlık sigortacılığı' tanımı, sınırsız kullanım algısının........

© Ekonomim