Savaş çıktı: Piyasalar neden çökmedi? |
Jeopolitik gerilimler yükseldiğinde piyasalarda beklenen refleks genellikle aynıdır: Borsalar düşer, petrol yükselir ve yatırımcılar güvenli limanlara özellikle de altına kaçar ve o da yükselir. Ancak son yıllarda daha sık görülen başka bir durum var: Savaş çıkıyor ama piyasalar beklenen ya da beklendiği kadar sert tepkileri vermiyor. Bazen de verilen sert tepkiler hiç bu gündemler nedeniyle olmuyor.
ABD ile İsrail’in İran’a yönelik geçen hafta sonu başlayan saldırıları ve İran’ın da buna karşılık vermesiyle yaşanan Orta Doğu’daki son gerilimde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Petrol fiyatları yükseldi. Ama borsalarda büyük bir çöküş yaşanmadı. Hatta bazı günlerde borsalar kısa süreli düşüşlerin ardından yeniden toparlandı. Altın da 2025’te son çeyrekte daha büyük yükselişler yaşamıştı. Bu durum birçok yatırımcıyı şaşırtıyor. Peki neden böyle oluyor?
Piyasalar krizlere alıştı. 2000 sonrası özellikle piyasalar krizlerle yaşamayı öğrendi.
2008 Küresel Finans Krizi, hemen ardından Avrupa borç krizi, Covid-19 pandemisi, 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ve son yıllarda dönem dönem nabzı yükselen ve hali hazırda insanlık dramına neden olan sahneler bulunan Orta Doğu gerilimleri…
Warwatch isimli siteye göre dünyada şu an aktif 86 savaş ya da çatışma var.
Bu kadar sık şok yaşanan bir dünyada yatırımcıların risk algısı da değişti. Artık piyasalar krizleri sınıflandırıyor. Karar aşamasında bir “sistem krizi mi” ya da “geçici mi” diye bakılıyor.
Eğer kriz, küresel ekonomiyi doğrudan etkileyecek bir durum değilse piyasalar da sert satışa yönelmiyor.
Paranın yönü değişiyor ama sistemden çıkmıyor. Modern finans piyasalarında artık para sistemin dışına çıkmayıp yer değiştiriyor.
Örneğin bir savaş çıktığında yatırımcılar, havacılık hisselerini satarak savunma sanayi hisselerine geçebiliyor. Teknoloji hisselerine yöneliyor ya da enerji şirketlerini satın alıyor. Yurt içinde bu mantığı eskilerde Ramazan öncesi perakende, okullar açılmadan kırtasiye ya da yaz gelirken turizm, havacılık ya da düşünmek istemediğimiz şekilde deprem halinde çimento hisselerindeki yükseliş gibi bilenler olacaktır.
Bu yüzden artık bazı sektörler düşüyor, bazıları yükseliyor. Bu durum da endeksleri dengeliyor.
Algoritmaların hayatımıza girmesi insanlardan daha hızlı işlemlerle çöküşleri engelliyor (hızlandırdığı durumlar da oluyor ama artık bunun nedeni savaş ya da tombul parmaklar olmayabiliyor.)
Bugünün piyasalarında işlemlerin büyük bölümü algoritmalar tarafından yapılıyor. Jeopolitik risk arttığında da algoritmalar, petrol şirketlerine, savunma hisselerine yönelerek riskli sektörlerden çıkıyor.
Bu rotasyonsa saniyeler içinde gerçekleştiğinden, piyasa şoku çok daha hızlı absorbe ediyor.
Günümüzde piyasalarda likidite de çok yüksek konumda bulunuyor. Merkez bankalarının son 15 yılda yarattığı devasa likidite, piyasaların dayanıklılığını artırdığından, özellikle pandemi sonrası dönemde, yatırım fonları, emeklilik fonları ve hedge fonlar piyasada büyük bir havuz oluşturuyor. Bu para piyasadaki düşüşleri dengeliyor.
90’larda canlı izlemeye başladığımız savaşlar ve özellikle sosyal medyanın gelişmesiyle birçok şiddet olgusu artık insan zihninde (hiç istemesek de) normalleşiyor. Piyasalar da artık “dram” yerine “rasyonel” bir şekilde ekonomik etkiye bakarak yön buluyor.
Mahfi Hoca’nın da dünkü yazısında yazdığı gibi “gözler kâsede kalıyor” yani piyasa vicdanla değil hesapla hareket ediyor.
Savaşın kendisinden çok, ekonomik etkisi fiyatlanıyor. Bu da Gazze’de açlıktan hayatını kaybeden çocukları ya da İran’da okulun bombalanmasıyla ölen kız çocuklarını değil, petrol arzını, ticaret yollarını, küresel enflasyon ve büyümeyi yatırımcının odağına taşıyor.
Sonuç olarak piyasalar artık şokları daha kolay sindirebiliyor. Bugünün finans dünyası, krizlerle sarsılsa da eskiye göre kolay kolay devrilmiyor. Çünkü sermaye artık küresel ölçekte hareket ediyor, algoritmalar saniyeler içinde pozisyon değiştiriyor ve yatırımcılar parayı sistemin dışına çıkarmak yerine başka alana yönlendiriyor. Bu yüzden “modern finans piyasalarında” krizler, çöküşten çok rotasyona dönüşüyor.