Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı: Doğru yönde atılmış stratejik bir adım |
Türkçenin dijital dünyadaki temsil gücünün artırılması, yerel ihtiyaçlara uygun çözümlerin geliştirilmesi ve kültürel birikimin yeni teknolojilere aktarılması açısından bu çalışmaların uzun vadeli değeri oldukça yüksek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, Türkiye’nin dijital dönüşüm ve teknoloji politikaları açısından son yılların en önemli stratejik belgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yapay zekânın küresel ekonomiyi, üretim modellerini, iş gücü piyasalarını ve uluslararası rekabet dengelerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde açıklanan plan, Türkiye’nin bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, yön vermeye çalışan ülkeler arasında yer alma hedefini ortaya koyuyor.
Eylem planı dört temel eksen üzerine inşa edilmiş durumda: “Fark et, İstifade Et, Üret ve Yönet.” Bu yaklaşım, yapay zekânın toplum tarafından anlaşılmasından ekonomik değere dönüştürülmesine, yerli teknolojilerin geliştirilmesinden yönetişim mekanizmalarının oluşturulmasına kadar geniş bir perspektif sunuyor.
Yapay zekâ okuryazarlığının yaygınlaştırılması hedefleniyor
Planın ilk ekseni olan “Fark Et” başlığı altında yapay zekâ okuryazarlığının yaygınlaştırılması hedefleniyor. İki yıl içerisinde 5 milyon vatandaşa eğitim verilmesi, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi planlanıyor. Yapay zekâ çağında ülkelerin en önemli rekabet unsurlarından birinin insan kaynağı olduğu düşünüldüğünde, bu hedefler son derece anlamlı. Çünkü yapay zekâ yarışını yalnızca güçlü algoritmalar değil, o algoritmaları geliştirecek, yönetecek ve iş süreçlerine entegre edecek yetenekler belirleyecek.
“İstifade Et” ekseni ise yapay zekânın günlük hayat ve ekonomi üzerindeki etkisini artırmayı amaçlıyor. Kamu yatırımlarının en az yüzde 2’sinin yapay zekâ projelerine ayrılması, kamu kurumlarının yerli çözümlerin ilk müşterisi olması ve KOBİ’lere yönelik yapay........