Türk yazılımcı Galler'de 111 okulun dijital dönüşümünü üstlendi

Mehmet Doğan Erdoğan – İngiltere

Türk girişimci Ali Güryel'in 1986'da kurduğu İngiliz eğitim teknolojisi şirketi Bromcom, Galler'deki Rhondda Cynon Taf yerel yönetiminin bünyesindeki 111 okulun dijital altyapısını dönüştürdü. Nisan-Haziran 2025 döneminde gerçekleştirilen geçiş kapsamında yaklaşık 40 bin öğrencinin verileri, 34 yıldır kullanılan SIMS platformundan Bromcom'un bulut tabanlı sistemine aktarıldı.

Proje detayları, Londra'da düzenlenen BETT 2026 Eğitim Teknolojileri Fuarı'nda Rhondda Cynon Taf yetkilileri tarafından paylaşıldı. Yerel yönetim bünyesinde 88 ilkokul, 17 ortaokul ve lise, 4 özel eğitim okulu ve 2 öğrenci destek birimi bulunuyor. Geçiş sürecinde haftada 15 okul yeni sisteme aktarıldı. Tüm okullar Haziran 2025 sonuna kadar Bromcom altyapısına geçişi tamamladı.

Okullara yılda 20 bin sterline varan tasarruf

Geçiş sonrası ilk geri bildirimler, okullarda somut tasarrufların gerçekleştiğini ortaya koydu. İlkokullarda yıllık bin-2 bin sterlin, ortaokul ve liselerde ise 5 bin-20 bin sterlin arasında doğrudan mali tasarruf sağlandığı belirtildi. Okullar, daha önce birden fazla üçüncü parti yazılımla yürüttükleri işlemleri artık tek bir platform üzerinden gerçekleştirebiliyor.

Standart veri yönetimi

Bromcom'un Vision platformu, yerel yönetimin 111 okulun tamamında kullanıcı tanımlı alanları, değerlendirme şablonlarını, raporlama standartlarını ve personel yetkilendirmelerini merkezi olarak yönetmesine olanak tanıyor. Bu sayede okullar arasında tutarlı veri yapısı ve ortak raporlama standartları sağlanıyor. Bromcom'un kurucusu Ali Güryel, Imperial College London'dan bilgisayar bilimleri alanında yüksek lisans derecesine sahip. Güryel, 1986'da Bromley'de kurduğu şirketi, İngiltere'nin en büyük okul yönetim yazılımı sağlayıcılarından biri haline getirdi. Firma, Kuzey İrlanda dahil olmak üzere İngiltere genelinde birçok okula hizmet veriyor.

Yerli demir yolu test sistemi İngiltere pazarına açılıyor

Demir yolu araçlarının tip testlerini ve tasarım süreçlerini yarı maliyetine gerçekleştiren Türk mühendislik şirketi, Avrupa'daki başarısının ardından İngiltere pazarını hedefliyor.

Türk girişimci Suat Sayım, "Şu anda hedef ülkemiz İngiltere. İngiltere'de standartlar biraz farklı. Kabul kriterleri farklı. Şu anda onlar üzerinde bir AR-GE çalışmamız var." dedi. 2018 yılında kurduğu şirketle yük vagonlarına yönelik yerli tasarım, analiz ve test hizmetlerinin Türkiye'de yapılmasının önünü açtığını ifade eden Sayım, daha önce yalnızca Almanya ve Avusturya'da gerçekleştirilen bu testleri yarı maliyetine ve çok daha kısa sürede tamamladıklarını söyledi.

Vagon ihracatı son 10 yılda 1000'leri aştı

Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelere halihazırda hizmet verdiklerini belirten Sayım, "AR-GE hizmeti verdiğimiz Türkiye'deki yerli vagon üreticileri, artık Avrupa'da fiyat belirler hale geldi." diye konuştu. Sayım, Türkiye'nin 2016 öncesi sıfır olan vagon ihracatının son 10 yılda 1000'leri aştığını, son 4 yılda ise yerli bir özel yük vagonu üreticisinin satışlarını yüzde 400 artırdıklarını kaydetti.

Londra en yaşanabilir ikinci şehir

Avustralya merkezli fiyat karşılaştırma platformu Compare the Market tarafından hazırlanan "Aile Kurmak İçin En İyi Şehirler 2026" endeksinde Londra, 10 üzerinden 5,992 puanla dünyada ikinci sırada yer aldı. Araştırmada güvenlik, mutluluk, çocuklarla yapılabilecek aktiviteler, yaşam maliyeti, ebeveyn izni, aile yardımları harcamaları, yeşil alanlar, çocuk aşılama oranları ve eğitim harcamaları olmak üzere 9 farklı gösterge temel alındı. Listenin zirvesinde 6,457 puanla Avustralya'nın Brisbane şehri bulunurken, Londra'yı sırasıyla Auckland (Yeni Zelanda), Helsinki (Finlandiya) ve Sidney (Avustralya) takip etti.

Çocuklu aileler için 758 aktivite

Araştırmaya göre Londra, çocuklarla yapılabilecek etkinlik sayısında 758 ile dünyada ikinci sıraya yerleşti. İngiliz başkenti bu kategoride yalnızca 771 aktiviteyle birinci olan Roma'nın gerisinde kaldı.

Doğa Tarihi Müzesi, Bilim Müzesi ve Young V&A gibi birçok müze ve kültürel mekanın ücretsiz giriş sunması, Londra'nın bu alandaki güçlü performansında belirleyici rol oynadı.

Kişi başına düşen yeşil alan oranında da Londra, incelenen 50 şehir arasında altıncı sırada yer alarak 100 bin kişi başına 30,49 park ve oyun alanı rakamına ulaştı.

Ebeveyn izni 54 hafta

Londra'nın sıralamasında en belirleyici etkenlerden biri, Birleşik Krallık'ın ebeveyn izni politikası oldu. Araştırmaya göre İngiltere, anne için 52 hafta ve baba için 2 hafta olmak üzere toplam 54 haftalık yasal ebeveyn izniyle dünyada birinci sırada yer alıyor. Bu süre, yalnızca Avustralya ile paylaşılıyor.

Öte yandan Londra'nın puanını düşüren başlıca iki faktör öne çıktı. İngiliz başkentinde dört kişilik bir ailenin aylık ortalama yaşam maliyeti 3.960 sterlin olarak hesaplandı. Bu rakam, Londra'yı Zürih, New York, San Francisco, Washington ve Kopenhag'ın ardından endeksteki en pahalı altıncı şehir konumuna getirdi. Güvenlik kategorisinde ise Londra, incelenen 50 şehir arasında 17. sırada kaldı ve ilk 10'a giren şehirler arasında en düşük güvenlik puanına sahip kent oldu.

Bacon'ın otoportresi 16 milyon sterline alıcı buldu

Londra'daki Sotheby's müzayede evinde 4 Mart'ta gerçekleştirilen Modern ve Çağdaş Sanat Akşam Müzayedesi, 54 eserin tamamının satılmasıyla komisyonlar dahil 131 milyon sterlin hasılat elde etti. Gecenin en çok ilgi gören eseri, İngiliz iş insanı Joe Lewis'in koleksiyonundan gelen Francis Bacon'ın 1972 tarihli "Self-Portrait" tablosuydu. Teklif 7 milyon sterlinden başladı ve tablo 12 milyon sterlinlik üst tahmini aşarak 16 milyon sterline satıldı. Geçen yılın aynı dönemindeki müzayedede 38 eserden 62,5 milyon sterlin elde edilmişti; bu yılki sonuç yüzde 110'luk bir artışa karşılık geliyor. Sotheby's Avrupa Modern ve Çağdaş Sanat Direktörü Alex Branczik, "22 yıldır Sotheby's'teyim, çoklu koleksiyondan oluşan bir müzayedede ilk kez tüm eserler satıldı." dedi. Sonuçlar Londra sanat piyasasının Brexit sonrası yaşadığı durgunluktan çıkışa işaret ediyor.

AB'nin 'Made in EU' planı İngiltere'yi tehdit ediyor

Japon otomobil üreticisi Nissan, Avrupa Birliği'nin (AB) elektrikli araç sübvansiyonlarını yalnızca AB üyesi ülkelerdeki fabrikalarda üretilen araçlarla sınırlandırmayı öngören “Made in EU” (Avrupa'da Üretilmiştir) planının, İngiltere'deki en büyük otomobil üretim tesisini kapanma riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulundu. Nissan, İngiltere hükümetine ilettiği mesajda, ülkenin yeni kuralların dışında kalması durumunda yaklaşık 6 bin kişinin istihdam edildiği Sunderland fabrikasının geleceğinin tehlikeye girebileceğini bildirdi. Şirketten bir yönetici, AB teşviklerinden dışlanmanın tesis için "varoluşsal bir tehdit" oluşturacağını ifade etti. Bu düzenleme, İngiltere'de üretim yapan Nissan, Jaguar Land Rover ve Toyota gibi üreticileri doğrudan etkiliyor. AB Komisyonu kamu alımlarında İngiltere'de üretilen araçlara kapıyı açık bırakırken, kurumsal araç filolarına yönelik mali desteğin yalnızca AB'de üretilen araçlarla sınırlı kalacağını açıkladı.

Telegraph, Alman Axel Springer'e geçti

Alman medya grubu Axel Springer, İngiltere'nin köklü gazetelerinden The Daily Telegraph'ın sahibi Telegraph Media Group'u 575 milyon sterlin (766 milyon dolar) karşılığında satın almayı kabul etti. Şirketler anlaşmayı Cuma günü açıkladı. Anlaşma, İngiltere'nin en tanınan gazete yayıncılarından birinin sahipliği konusunda yıllardır süregelen tartışmalı süreci noktalıyor. Telegraph Media Group; Daily Telegraph, Sunday Telegraph ve Telegraph.co.uk'ı yayımlıyor.


© Ekonomim