Rusya ile balayı sona eriyor olabilir
Türkiye bir süredir Rusya’ya dönük petrol ve doğal gaz bağımlılığını azaltmak için zaten mücadele etmekteydi. Bunun iki nedeni vardır. İlkin, Türkiye gibi büyükçe bir ülkenin yakıt tedarikinde çeşitliliği gözetmesi ve tek bir ülkeye bağımlı durumda kalmaması gerekir.
Türkiye bir süre bağımsız bir dış siyaset izlemekte ısrar etmişse de, sonunda NATO ile ilişkilerine halel gelmemesinin isabetli olacağına karar vermiştir. Buna ek olarak, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan Donald Trump ile ilişkisini zedelemek istememektedir. Her iki gelişme de aynı istikamete işaret ediyor.
Türkiye’nin NATO üyesi olmakla birlikte, Rusya Federasyonu ile güçlü bir iletişimi olduğu, bu bakımdan diğer üyelere göre daha güçlü bir konumda olduğu düşünülüyordu. Benzer duyguların bu satırlarda da dile getirildiğine şahit olduğunuzu kuvvetle tahmin ediyorum. Henüz kesinleşmiş değil ama Türkiye’nin Rusya ile daha iyi iletişim kurduğuna ilişkin değerlendirmeler geçerliliğini büyük ölçüde yitiriyor olabilir. Unutmamak gerekiyor ki, Türkiye’nin Rusya ile daha iyi ilişkiler içinde olması ve iletişimin daha kolay kurulması, Türkiye’nin NATO üyesi olmakla birlikte İttifak’tan nispeten bağımsız hareket edebildiği varsayımı üzerine inşa edilmişti. Rusya’nın uzun vadeli hedefi belki de İttifak’ta onarılması güç çatlaklar oluşturarak Türkiye’nin NATO’dan ayrılmasını sağlamaktı. İttifak’a üye ülkelerin kendi başlarına hareket etmeleri bu çerçevede şimdilik kabul edilebilir görülüyordu.
Türkiye’nin NATO’ya yönelmesinin nedenleri
Hatırlanacağı üzere, Türkiye’nin iki savaş arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile de iyi ilişkileri vardı. İki ülke de emperyalist ülkelere karşı birlikte mücadele etmişlerdi. Ancak İkinci Dünya Savaşı’na katılmamanın Türkiye’nin bağımsızlığını koruması için en iyi yol olduğunu düşünen Türk yönetimi ile ülkemizin Almanya’ya karşı savaşa girmesini isteyen Sovyetlerin arası zamanla açılmış, Sovyetler Türkiye ile imzaladıkları saldırmazlık paktını yenilemek için Boğazlar’ın statüsünün yeniden ele alınması yanında bir de Doğu’da sınır düzeltmeleri yapılmasını, yani toprak istemişlerdi. Türkiye’nin NATO’ya yönelmesinin başlıca nedenleri arasında Sovyetlerin saydığımız talepleri de yer almaktadır. Bilahare, bu taleplerin belirli kişilerin görüşü olduğu, Sovyetlerin dış siyasetini yansıtmadığı ileri sürülmüşse de, bu yaklaşımın inandırıcılığı pek yüksek olmamıştır. Her halükarda Türkiye topraklarının NATO şemsiyesi altında daha güvenilir bir şekilde korunacağı düşünülmüştür. Soğuk Savaş devam ettiği sürece, hatta bu mücadelenin yumuşamaya başladığı dönemlerde dahi Türkiye savunmasını NATO’ya bağlamış, bunun tabii bir sonucu olarak da........
