Rekabet etmek iyi ilişkileri dışlamamalıdır |
Bazı durumlarda Ruslar, Türklerin her kuralı harfiyen uygulamasından rahatsız olmuşlarsa da, sonuç olarak Türkiye’nin Karadeniz’in iki blok arasında mücadele edilen yeni bir cepheye dönüşmesine müsaade etmemesini ve bölgeyi Doğu-Batı rekabetine açmamalarını memnuniyetle karşılamışlardır.
Avrupa zannedildiği kadar güçlü bir Rus işgal baskısı altında değildir. Şüphesiz bu değerlendirme Avrupa’nın savunma konusunda çok yol alması gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor ancak bu girişimin öne sürüldüğü kadar acil olmayabileceğini gösteriyor.
Bu haftaki yazıma eski bir öğrencimin bana yönelttiği bir soru ile başlayacağım. Soru aslında basit görünüyor. Öğrencim soruyor: “Nasıl oluyor da ülkemiz birbiri ile tamamen zıt biçimde cepheleşmiş olan Batı-Rusya ortamında her iki tarafın da kabul ettiği dengeli bir siyaset izleyebiliyor?” Yanıtı düşündüğünüz zaman ilk görünüşün basitliğinin yerini dikkatli düşünme alıyor. Daha önceki yazılarımızda da belirtmiş olduğumuz gibi, Avrupalılar karşılaştıkları en güçlü tehdit olarak Rusya’nın Batı Avrupa yönünde genişlemesini görüyorlar. Hemen belirtelim, Türkiye, Rusya’nın Avrupa yönünde genişlemek isteyebileceği fikrine peşinen itiraz etmiyor, sadece böyle bir durumun ortaya çıkması için Rusya’nın da Avrupa’nın kendisini tehdit ettiğine inanması gerektiğine işaret ediyor. Bugünkü görünüm, Ukrayna’da bile istediğini elde etmekten aciz bir Rusya’nın yeni bir savaş hamlesine yönelmeden uzun uzun düşünmeye ihtiyaç duyacağı merkezindedir. Başka türlü ifade edecek olursak, Avrupa zannedildiği kadar güçlü bir Rus işgal baskısı altında değildir. Şüphesiz bu değerlendirme Avrupa’nın savunma konusunda çok yol alması gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor ancak bu girişimin öne sürüldüğü kadar acil olmayabileceğini gösteriyor.
Türkiye, Rusya’nın sıcak denizlere ulaşmak istediğinin farkında
Aslında Türkiye, koşulların el vermesi durumunda, Rusya’nın Türkiye, yani Güney yönünde de genişlemek isteyeceğinin, böylece uzun süredir hayal ettiği sıcak denizlere kavuşabileceğinin farkında. Belki hatırlatmaya dahi gerek yok. Çarlık Rusya’sı 19. yüzyılda çok uluslu bir imparatorluğa dönüştükten sonra, her daim Akdeniz’e ulaşma ve Türk boğazlarını ele geçirme fırsatlarını kollamıştır. Bugün unutulmuş olabilir ama Birinci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale’yi zorlayan donanmaların arasında Çarlık Rusya’sına ait gemiler de bulunuyordu. Bunlar Pasifik’en yola çıkarak Ege Denizi’ne gelmişlerdi. Karadeniz kapalı olduğundan oradan güneye gemi gelemiyordu. Çarlık dönemini sona erdiren Komünistler bile, her ne kadar Türk kurtuluş mücadelesine olumlu gözle bakmışlarsa da, Türk boğazlarından bilhassa askeri........